Antidepresanlar kişiliğimi değiştirir mi, kendim olmaktan çıkar mıyım?
Hayır. Antidepresanlar kişiliğinizi değiştirmez. Yaptıkları şey, kişiliğinizin üzerini örten belirtileri azaltmaktır. Tedavi işe yaradığında çoğu kişinin söylediği cümle şudur: "Kendime döndüm." Bu soru çok sık soruluyor ve arkasındaki kaygı çok anlaşılır; o yüzden ayrıntılı konuşalım.
Kişilik ve duygudurum farkı
Önce şunu ayıralım: kişilik ile duygudurum aynı şey değildir. Kişilik, yılların içinde oluşmuş, görece kalıcı bir örüntüdür; nasıl düşündüğünüz, neye değer verdiğiniz, insanlarla nasıl ilişki kurduğunuz. Duygudurum ise değişkendir. Depresyon duygudurumu baskılar; ilgi kaybı, keyifsizlik, isteksizlik, kolay sinirlenme, kendini değersiz görme getirir. Dışarıdan bakan biri bunu "o artık eskisi gibi değil" diye okur. Aslında değişen kişilik değil, tablodur. İlaç bu tabloyu geriletince, altta duran kişilik yeniden görünür hâle gelir.
Duygusal körelme ne demek?
Peki "duygularım köreldi" diyenler ne yaşıyor? Bu gerçek ve bilinen bir durumdur. Özellikle serotonin geri alım engelleyici grubundaki ilaçlarda, bir kısım kişide duyguların yoğunluğu azalır: eskisi kadar üzülmediğini ama eskisi kadar da sevinmediğini söyler. Müzikten aldığı tat azalır, ağlayamaz, olaylara karşı mesafeli hisseder. Bu genellikle dozla ilişkilidir ve çoğu zaman geri döndürülebilir. Hekiminize söylediğinizde üç yol izlenebilir: doz azaltılır, ilaç değiştirilir ya da etki biçimi farklı bir ilaca geçilir. Bu şikâyeti "katlanmam gereken bir şey" diye saklamayın; tedavinin ayarlanabilir bir parçasıdır.
Bazen tersi olur ve kişi "daha az kaygılıyım ama daha az da kendimim" der. Burada ayırt edilmesi gereken şey, kaygının kişiliğin bir parçası mı yoksa kişiliği kısıtlayan bir yük mü olduğudur. Yıllarca kaygıyla yaşamış biri, kaygı azaldığında başta boşlukta hisseder. Sürekli tetikte olmak, her şeyi planlamak, herkesi memnun etmek zamanla kimlik gibi hissedilir. Bunlar azaldığında "ben kim oldum" sorusu gelir. Bu, ilacın kişiliği silmesi değil, kişinin kaygısız hâline alışma dönemidir ve terapiyle çok daha kolay geçer.
Çevrenin gözlemi
Ailenin ve arkadaşların gözlemi de yanıltıcı olabilir. Depresyon döneminde çevre kişiyi sessiz, içe kapanık, tepkisiz görür. Tedaviyle canlanma başlayınca bazıları "ilaç onu değiştirdi" der. Oysa görülen şey, hastalığın geri çekilmesidir. Tersi de olur: tedavi sonrası kişi sınır koymaya başlar, eskiden kabul ettiği şeyleri kabul etmez. Çevre bunu "değişti" diye okur; gerçekte olan, kişinin kendi ihtiyacını fark edebilecek kadar iyileşmesidir.
Özel durumlar ve yan etkiler
Birkaç özel durumu da not edelim. Bazı antidepresanlar başlangıçta huzursuzluk ve yerinde duramama hâli yapabilir; bu geçici olabilir ama şiddetliyse mutlaka bildirilmelidir. Bipolar bozukluğu olan bir kişide tek başına antidepresan, taşkınlık yönünde kayma yaratabilir; bu nedenle geçmişte olağandışı enerjik, uykusuz, aşırı konuşkan dönemler yaşadıysanız hekiminize mutlaka söyleyin. Ergenlerde ve genç erişkinlerde tedavinin ilk haftalarında yakın izlem önerilir. Bunlar korkutmak için değil, doğru izlem için bilinmesi gereken şeylerdir.
Cinsel isteksizlik ve gecikme de sık görülen, konuşulması zor ama çözümü olan bir yan etkidir. Kişi bunu kişilik değişimi gibi yaşayabilir. Doz değişikliği, ilaç değişimi ya da eklenen başka bir düzenleme ile çoğu zaman düzelir. Söylemekten çekinmeyin; hekiminiz için bu sıradan bir başlıktır.
Ne zaman ne beklemeli?
Süre açısından da beklentiyi doğru kuralım. İlk iki hafta genellikle yan etkilerin en belirgin olduğu dönemdir: bulantı, uykululuk ya da uykusuzluk, baş ağrısı. Çoğu bu sürede azalır. Asıl düzelme ikinci haftadan sonra başlar, tam etki altı sekiz haftayı bulabilir. Bu yüzden "beni değiştirdi" hissi ilk günlerde oluşuyorsa, bu genellikle yan etkidir; tabloyu birkaç hafta izlemek gerekir.
Ne yapmalı?
Ne yapmalı? Bir günlük tutun: ilacı başlamadan önceki hâlinizi, ilk iki haftayı ve sonraki haftaları kısa notlarla kaydedin. Uykunuz, iştahınız, ilgi duyduğunuz şeyler, sinirlilik düzeyiniz, duygusal tepkileriniz. Bu not, kontrol randevusunda hekiminizin işini kolaylaştırır ve "sanırım değiştim" gibi belirsiz bir cümle yerine somut bilgi sağlar. Yakınınızdan da gözlem isteyin; dışarıdan bakış bazen daha nettir.
Şunu da ekleyelim: ilaç tek başına bir çözüm değildir. Terapiyle birlikte yürütüldüğünde hem sonuç daha iyi olur hem de kişinin kendi hâline ilişkin kaygısı azalır. Terapi, ilacın açtığı alanı kullanmayı sağlar.
Ne zaman hekime başvurmalı?
Şu durumlarda vakit kaybetmeden hekiminize başvurun: duygusal körelme günlük yaşamınızı bozuyorsa, huzursuzluk ve yerinde duramama varsa, olağandışı bir enerji artışı ve uykusuzluk başladıysa, kendinize zarar verme düşünceleri geldiyse. Acil durumda 112'yi arayın.
Yan etkilerin zaman çizelgesi
Yan etkilerin zaman çizelgesini bilmek de "ben değişiyorum" hissini azaltır. İlk üç beş gün: bulantı, karın rahatsızlığı, baş ağrısı, uyku düzeninde oynama, bazı kişilerde huzursuzluk. Bunların çoğu ikinci haftada belirgin biçimde azalır. İkinci ve dördüncü hafta arası: enerji ve uyku toparlanmaya başlar, ilgi yavaş yavaş döner; bu dönemde kişi genellikle "biraz daha iyiyim ama tam değil" der. Dördüncü ve sekizinci hafta arası: asıl düzelme burada yerleşir. Sekizinci haftadan sonra hâlâ belirgin bir değişiklik yoksa doz ya da ilaç gözden geçirilir. Bu çizelgeyi bilmek, erken pes etmeyi önler.
Kişilik kaygısını besleyen bir başka nokta da çevrenin sözleridir. "İlaç alan insan kendi değildir", "iradenle yenersin", "bir kere başlarsan bırakamazsın" gibi cümleler yaygındır ve hiçbirinin tıbbi dayanağı yoktur. Depresyon irade sorunu değildir; şeker hastasına "iradenle şekerini düşür" denmediği gibi burada da denmez. Bu cümleleri duyduğunuzda tartışmak zorunda değilsiniz; tedavi kararınız sizin ve hekiminizindir.
Sık sorulanlar
Birkaç soruyu daha netleştirelim. İlaç beni mutlu eden bir şey mi yapıyor? Hayır; antidepresanlar keyif verici madde değildir, depresyonu olmayan birinde "mutluluk" yaratmazlar. Dozu kendim artırırsam daha mı iyi olurum? Hayır; yüksek doz daha iyi etki anlamına gelmez, yan etkiyi artırır. Canım istediğinde alsam olur mu? Olmaz; bu ilaçların etkisi düzenli kullanımla, kandaki düzeyin kararlı hâle gelmesiyle ortaya çıkar. Kendimi iyi hissedince bırakabilir miyim? İyi hissetmek tedavinin bittiği anlamına gelmez; bırakma zamanı hekimle birlikte belirlenir.
Kendi gözleminizi kolaylaştıracak basit bir yöntem: haftada bir kez, on üzerinden üç puan verin. Duygudurum, ilgi-istek, ve "kendim gibi hissetme" puanı. Bu üç sayıyı haftalarca yan yana görmek, hem düzelmeyi hem de duygusal körelme gibi bir sorunu erken fark etmenizi sağlar. Kontrol randevusuna bu tabloyla gitmek, on dakikalık bir görüşmeyi çok daha verimli kılar.
Bu konuda ücretsiz testler
Birkaç dakikada çözebilir, kendinizi daha iyi tanıyabilirsiniz. Testler tanı koymaz.
Depresyon Testi
Sürekli mutsuzluk, enerji kaybı ve içe kapanma hislerinizi analiz ederek duygusal dayanıklılık seviyenizi...
5 dk · ÜcretsizTesti çöz
Antidepresan Bırakmaya Hazır mıyım Testi
İlacı bırakmayı düşünüyor ama zamanının gelip gelmediğini bilmiyor musunuz? Bu test, ilaç süreciyle ilgil...
5 dk · ÜcretsizTesti çöz
Gülümseyen Depresyon Testi
Sosyal hayatta gülümsüyor ama içinizde tükenmiş mi hissediyorsunuz? Gülen depresyon belirtilerinizi ve ma...
4 dk · ÜcretsizTesti çöz
Bu yanıt genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz. Belirtileriniz sürüyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurun. İlacınızı hekiminize danışmadan bırakmayın ya da dozunu değiştirmeyin. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın.
