Çocuk ve Ergen Hakkında Sık Sorulan Sorular

Çocuk gelişimi, ergenlik, okul sorunları ve ebeveyn tutumları. Bu başlıkta 26 soru yanıtlandı.

Ergen çocuğum bana hiçbir şey anlatmıyor, odasından çıkmıyor, endişelenmeli miyim? Ergen çocuğum bana hiçbir şey anlatmıyor, odasından çıkmıyor, endişelenmeli miyim?

bir miktar mesafe ergenliğin olağan bir parçasıdır, ancak bazı işaretler varsa dikkat gerekir. İkisini ayırt etmek için nelere bakacağınızı anlatalım.

Önce neden böyle olduğunu anlayalım. Ergenlik, kimlik kurma dönemidir. Bu dönemde gencin ebeveynden ayrışması, kendine ait bir alan yaratması ve akran ilişkilerini öne alması gelişimsel olarak beklenen bir şeydir. Odaya çekilmek çoğu zaman "seni istemiyorum" değil, "kendime alan açıyorum" anlamına gelir. Ayrıca bu yaşta uyku düzeni doğal olarak kayar; geç yatıp geç kalkmak biyolojik bir değişimdir.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum okula gitmek istemiyor, her sabah ağlıyor, ne yapmalıyım? Çocuğum okula gitmek istemiyor, her sabah ağlıyor, ne yapmalıyım?

Bu tablo düşündüğünüzden yaygın ve çoğu zaman çözülebilir. Önce şunu bilin: sabah ağlamaları genellikle tembellik ya da inatçılık değildir; altında çoğunlukla kaygı vardır.

İlk adım nedenin ne olduğunu anlamaktır, çünkü çözüm nedene göre değişir. Sık görülen nedenler şunlardır. Ayrılık kaygısı: özellikle okul öncesi ve ilkokulun ilk yıllarında, anneden ya da babadan ayrılmak zorlayıcıdır. Okulda yaşanan bir zorluk: akran zorbalığı, dışlanma, arkadaş bulamamak, bir öğretmenden korkmak. Akademik zorlanma: okuma güçlüğü, dikkat sorunları, sınıfın gerisinde kalma hissi. Bedensel bir mesele: tuvalet kullanmakla ilgili utanç, yemek yeme sorunları. Evdeki bir değişiklik: taşınma, kardeş doğumu, ayrılık süreci, ailede hastalık ya da kayıp. Bir de kaygının bedensel görünümü: karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı. Bu şikâyetler gerçektir, uydurma değildir; ancak hafta sonları kaybolması kaygı kaynaklı olduğunu düşündürür.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum ödev yaparken neden sürekli kalkıyor? Çocuğum ödev yaparken neden sürekli kalkıyor?

Çocuğun ödev yaparken sık sık kalkması çoğu zaman yorgunluk, sıkılma, ödevin zor gelmesi ya da dikkat dağıtıcıların fazlalığıyla ilgilidir. Kısa çalışma blokları, aralarda hareketli molalar ve sade bir masa çoğu çocukta işe yarar. Bu durum okulda da sürüyor ve aylardır devam ediyorsa dikkat eksikliği açısından değerlendirme gerekir.

Küçük çocukların dikkat süresi yetişkinlere göre kısadır; ilkokul çağındaki bir çocuğun aynı işe yirmi dakikadan uzun odaklanması zor olabilir. Ödevin zor gelmesi, nereden başlayacağını bilememek, açlık ve uykusuzluk da kalkma isteğini artırır. Bazı çocuklar ise başarısız olmaktan çekindiği için ödevden kaçmak üzere bahaneler bulur.

Yanıtın tamamını oku
Kreşte ağlayan çocuğumu eve almalı mıyım? Kreşte ağlayan çocuğumu eve almalı mıyım?

Çocuğunuz siz ayrıldıktan kısa süre sonra sakinleşiyor ve gün içinde oyuna katılıyorsa onu eve almamak daha doğrudur. Ağladığında eve alınmak, çocuğa ağlamanın ayrılığı sona erdirdiğini öğretir ve kaygıyı pekiştirebilir. Ancak gün boyu sakinleşemiyorsa öğretmenle birlikte durumu yeniden değerlendirmek gerekir.

Kreşe ya da anaokuluna başlayan çocukların çoğunda ağlama ilk iki ile dört hafta içinde belirgin biçimde azalır. Hastalık, tatil ya da uzun hafta sonlarından sonra kısa süreli geri dönüşler görülebilir. Önemli olan, ağlamanın gün geçtikçe kısalması ve çocuğun öğretmenine güvenmeye başlamasıdır.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum uykuda yürüyor, ne yapmalıyım? Çocuğum uykuda yürüyor, ne yapmalıyım?

Çocuklarda uykuda yürümek, yani uyurgezerlik, sık görülür ve çoğu çocukta ergenliğe doğru kendiliğinden geçer. Olay sırasında çocuğu sarsarak uyandırmak yerine sakin bir sesle yatağına yönlendirin. En önemlisi evde güvenlik önlemleri almaktır. Sık tekrarlıyorsa, yaralanma olduysa ya da gündüz yakınmalar varsa bir uzmana danışın.

Uyurgezerlik, derin uykudan kısmi bir uyanma sırasında ortaya çıkar; beynin bir bölümü uyurken bir bölümü uyanık gibi çalışır. Çocukların yaklaşık beşte biri en az bir kez yaşar ve ailede benzer öykü sık görülür. Uykusuzluk, düzensiz uyku saatleri, ateşli hastalıklar ve stres atakları tetikleyebilir.

Yanıtın tamamını oku
17 yaşındaki biri hangi psikiyatriste gider, psikiyatri için yaş sınırı var mı? 17 yaşındaki biri hangi psikiyatriste gider, psikiyatri için yaş sınırı var mı?

17 yaşındaki bir genç çocuk ve ergen psikiyatristine gider. Türkiye’de çocuk ve ergen psikiyatrisi genellikle 18 yaşına kadar olan çocuk ve gençlere, erişkin psikiyatrisi ise 18 yaş ve üzerindeki kişilere bakar. 18 yaşından küçükler için muayene ve tedavi kararlarında çoğu zaman anne baba ya da yasal temsilcinin bilgisi ve onayı gerekir.

Çocuk ve ergen psikiyatrisi, ayrı bir uzmanlık eğitimi gerektiren bir tıp dalıdır. Ergenlik dönemine özgü gelişim, okul, aile ilişkileri ve bu yaşta sık görülen sorunlar konusunda deneyim gerektirir. İlaç dozları ve tedavi seçenekleri de yaşa göre farklılık gösterebilir.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğumun hayali bir arkadaşı var, bu normal mi? Çocuğumun hayali bir arkadaşı var, bu normal mi?

Evet, normaldir ve sanıldığından çok daha yaygındır. Bir araştırmada çocukların yaklaşık üçte ikisinin 7 yaşına kadar bir hayali arkadaşı olduğu bulunmuştur. Hayali arkadaş çoğu zaman hayal gücünün, dil becerisinin ve başkalarının duygularını anlama yeteneğinin gelişmesine eşlik eder.

Hayali arkadaş görünmez bir arkadaş olabileceği gibi, adı ve kişiliği olan bir oyuncak da olabilir. Çocuklar hayali arkadaşlarıyla konuşur, oyun oynar, onlar adına karar verir. Araştırmalar, hayali arkadaşı olan çocukların başkalarının bakış açısını anlamada çoğu zaman daha iyi olduğunu gösterir. Hayali arkadaş çocuğa şu konularda yardım edebilir:

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum her şeye ağlıyor, bu normal mi? Çocuğum her şeye ağlıyor, bu normal mi?

Ağlamak, çocuğun henüz kelimelere dökemediği duyguları anlatma yoludur ve küçük yaşlarda sık görülür. Bazı çocuklar mizaç olarak daha hassastır ve her şeyi daha yoğun yaşar. Ağlamalar haftalardır artıyorsa, uyku ve iştah değişiklikleri ya da içe kapanma eşlik ediyorsa, altında kaygı ya da başka bir zorluk olabilir.

Duygularını düzenleme becerisi yıllar içinde gelişir; küçük bir çocuk hayal kırıklığını, öfkeyi ya da yorgunluğu çoğu zaman ağlayarak ifade eder. Sık ağlamanın yaygın nedenleri şunlardır:

Yanıtın tamamını oku
Çocuklarda cinsel merak normal mi, ebeveyn olarak nasıl yaklaşmalıyım? Çocuklarda cinsel merak normal mi, ebeveyn olarak nasıl yaklaşmalıyım?

Evet, çocukların kendi bedenlerine ve karşı cinsin bedenine merak duyması, "bebekler nereden gelir" diye sorması gelişimin doğal bir parçasıdır. Ebeveynin görevi, utandırmadan ve telaşa kapılmadan yaşına uygun yanıt vermek ve beden güvenliğini öğretmektir. Bazı davranışlar ise yaşa uygun değildir ve bir uzmanla değerlendirilmelidir.

Okul öncesi dönemde aşağıdaki davranışlar sık görülür ve genellikle endişe gerektirmez:

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum çok az çeşit yemek yiyor, bu seçici yeme mi ARFID mi? Çocuğum çok az çeşit yemek yiyor, bu seçici yeme mi ARFID mi?

Okul öncesi çocukların önemli bir kısmı bir dönem yemek seçer ve bu çoğu zaman büyüme ile birlikte azalır. Çocuğunuz çok az çeşit yiyor, kilo alamıyor ya da kaybediyor, büyümesi yavaşlıyor veya yemek saatleri büyük bir kaygıya dönüşüyorsa, bu kaçıngan/kısıtlayıcı yiyecek alımı bozukluğu (ARFID) olabilir.

Seçici yiyen bir çocuk bazı yiyecekleri reddeder ama yine de büyüme eğrisini takip eder, enerjisi yerindedir. ARFID'de ise kısıtlama o kadar belirgindir ki şu sonuçlardan biri ortaya çıkar:

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum gece çığlık atarak uyanıyor, bu gece terörü mü kâbus mu? Çocuğum gece çığlık atarak uyanıyor, bu gece terörü mü kâbus mu?

Çocuğunuz gecenin ilk saatlerinde çığlık atıp gözleri açık hâlde sizi tanımıyorsa, sakinleştirmeye çalıştığınızda tepki vermiyorsa ve sabah hiçbir şey hatırlamıyorsa bu büyük olasılıkla gece terörüdür. Gece terörü çocuklarda sık görülür, genellikle zararsızdır ve büyüdükçe azalır.

İkisi de korkutucudur ama farklı uyku evrelerinde ortaya çıkar:

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum küfür ediyor, nasıl tepki vermeliyim? Çocuğum küfür ediyor, nasıl tepki vermeliyim?

Çocukların büyük çoğunluğu okul çağına gelmeden bazı küfürleri öğrenir ve denemek ister. Çoğu zaman işe yarayan tepki, büyük bir olay yaratmadan kısa ve net bir sınır koymak, yerine kullanılabilecek kelimeler öğretmek ve evde iyi bir örnek olmaktır. Aşırı tepki, kelimeyi daha çekici hâle getirebilir.

Küfür, insanların yoğun duygularını ifade etmek için kullandığı evrensel bir dil davranışıdır. Çocuklar bu kelimeleri ailede, okulda, televizyonda ya da internette duyar ve şu nedenlerle kullanır:

Yanıtın tamamını oku
Ergen çocuğumla her konuşmamız kavgaya dönüyor, nasıl konuşmalıyım? Ergen çocuğumla her konuşmamız kavgaya dönüyor, nasıl konuşmalıyım?

Ergenlikte ebeveynle tartışmaların artması oldukça yaygındır; genç bağımsızlığını kurmaya çalışırken sınırları sorgular. Kavgaları azaltmanın yolu daha çok anlatmak değil, daha çok dinlemek, suçlamadan konuşmak ve kuralları mümkün olduğunca birlikte koymaktır.

Ergenlik döneminde beynin duygusal tepkilerle ilgili bölgeleri hızla olgunlaşırken, dürtüleri dengeleyen ve planlamayı sağlayan bölgeler gelişimini daha geç tamamlar. Bu yüzden genç bir anda parlayabilir, küçük bir eleştiriyi büyük bir saldırı gibi algılayabilir. Araştırmalar, ebeveyn–çocuk çatışmalarının sıklığının erken ergenlikte, şiddetinin ise orta ergenlikte en yüksek olduğunu gösterir.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum akran zorbalığına uğruyorsa ne yapmalıyım? Çocuğum akran zorbalığına uğruyorsa ne yapmalıyım?

Önce çocuğunuzu sakin bir şekilde dinleyin, ona inandığınızı ve anlattığı için gurur duyduğunuzu söyleyin. Ardından olayları not edin ve okulla iş birliği yaparak bir güvenlik planı oluşturun. "Görmezden gel" ya da "sen de vur" gibi öneriler zorbalığı çoğu zaman durdurmaz.

Akran zorbalığı; bilerek yapılan, tekrarlayan ve taraflar arasında güç dengesizliği olan saldırgan davranıştır. Tek seferlik bir kavga ya da eşit iki çocuk arasındaki anlaşmazlık zorbalık sayılmaz. Zorbalığın birkaç biçimi vardır:

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum içine kapanık, arkadaş edinemiyor; ne yapmalıyım? Çocuğum içine kapanık, arkadaş edinemiyor; ne yapmalıyım?

Bazı çocuklar doğuştan daha çekingen bir mizaçla dünyaya gelir; yeni ortamlara ve insanlara ısınmaları zaman alır ve bu bir hastalık değildir. Çekingenlik çocuğun okula gitmesini, konuşmasını ya da hiç arkadaş edinmemesini engelleyecek kadar yoğunsa, altında sosyal kaygı gibi desteklenmesi gereken bir durum olabilir.

Utangaç bir çocuk ilk anda geri durur ama ortama alıştıkça açılır, bir iki yakın arkadaş edinir. Sosyal kaygıda ise çocuk başkalarının önünde mahcup olmaktan yoğun biçimde korkar ve bu korku zamanla geçmez; okulda konuşmaktan, doğum günlerinden, telefonla konuşmaktan kaçınır. Araştırmalar, uzun süren sosyal geri çekilmenin ilerleyen yıllarda kaygı ve yalnızlık riskini artırabildiğini gösterir.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum sürekli yalan söylüyor, nasıl yaklaşmalıyım? Çocuğum sürekli yalan söylüyor, nasıl yaklaşmalıyım?

Yalan söylemek çocukların neredeyse hepsinde bir dönem görülür ve çoğu zaman zihinsel gelişimin doğal bir parçasıdır. Asıl önemli olan, yalana nasıl tepki verdiğinizdir: sert cezalar yalanı azaltmaz, tersine artırabilir. Sakin kalmak, dürüstlüğü ödüllendirmek ve nedenini anlamaya çalışmak çok daha etkilidir.

Bir çocuğun yalan söyleyebilmesi için başkasının aklından geçenleri tahmin edebilmesi ve kendi davranışını kontrol edebilmesi gerekir. Bu beceriler 2–4 yaş arasında gelişir; araştırmalar, yalan söylemenin bu yaşlarda başladığını ve okul öncesi dönemde çoğu çocukta görüldüğünü gösterir. Çocuklar genellikle şu nedenlerle yalan söyler:

Yanıtın tamamını oku
Otizm kaç yaşında anlaşılır, hangi belirtilerde uzmana gitmeliyim? Otizm kaç yaşında anlaşılır, hangi belirtilerde uzmana gitmeliyim?

Otizmin ilk işaretleri çoğu çocukta 12–24 ay arasında fark edilir ve deneyimli bir uzman 2 yaş civarında güvenilir bir değerlendirme yapabilir. Belirtileri hafif olan çocuklarda tanı okul çağına, hatta daha sonraya kalabilir. Bu yüzden "biraz daha bekleyelim" yerine, şüphe olduğu anda değerlendirme istemek en doğrusudur.

Otizm bir gelişim farklılığıdır; belirtiler doğumdan itibaren yavaş yavaş belirginleşir. Amerikan Pediatri Akademisi, her çocuğa 18 ve 24 aylık kontrollerde otizme özgü tarama yapılmasını önerir. Ailelerin en sık fark ettiği erken işaretler şunlardır:

Yanıtın tamamını oku
Boşanma sürecindeyim, çocuğuma nasıl anlatmalıyım? Boşanma sürecindeyim, çocuğuma nasıl anlatmalıyım?

Bu konuşma zordur ama iyi yapıldığında çocuğun süreci sağlıklı atlatmasında belirleyici olur. Araştırmalar, çocukları asıl etkileyen şeyin ayrılığın kendisinden çok, ayrılık sürecindeki çatışmanın şiddeti olduğunu gösteriyor. Yani nasıl yürütüldüğü, ne olduğundan daha önemli.

Hazırlık aşaması. Mümkünse eşinizle birlikte ve önceden neyi söyleyeceğinizi kararlaştırarak konuşun. İkinizin ağzından farklı hikâyeler duymak çocuğu ortada bırakır. Zamanlamayı iyi seçin: okula gitmeden önce, yatmadan hemen önce ya da doğum günü gibi özel bir günde söylemeyin. Hafta sonu, sakin bir vakit uygundur ve sonrasında çocukla birlikte kalabileceğiniz bir zaman olmalıdır.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğuma psikoloğa gittiğimizi söylemeli miyim, nasıl anlatmalıyım? Çocuğuma psikoloğa gittiğimizi söylemeli miyim, nasıl anlatmalıyım?

Evet, söylemelisiniz. Çocuğu habersiz götürmek, hem güveni zedeler hem de ilk görüşmeyi zorlaştırır. Kandırılmış hisseden bir çocuk, odada konuşmaz ve süreç en baştan yavaşlar. Ayrıca çocuk, kendisiyle ilgili kararlarda bilgilendirilmeyi hak eder.

Ne zaman söylemeli? Görüşmeden birkaç gün önce. Çok erken söylemek kaygıyı uzatır, görüşme sabahı söylemek ise hazırlıksız yakalar. Küçük çocuklarda bir gün önce yeterlidir.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum konuşmakta geç kaldı, ne zaman uzmana gitmeliyim? Çocuğum konuşmakta geç kaldı, ne zaman uzmana gitmeliyim?

Dil gelişiminde çocuklar arasında geniş bir aralık vardır; bu nedenle "geç konuşuyor" demek her zaman bir sorun anlamına gelmez. Yine de belirli kilometre taşları vardır ve bunlar gecikiyorsa değerlendirme gerekir. Bu alanda erken başvurmanın karşılığı çok yüksektir; beklemek en sık yapılan hatadır.

Yaşa göre kabaca beklenenler şunlardır. On iki ay civarında ilk anlamlı kelimeler, ismine tepki verme, işaret etme ve basit yönergeleri anlama. On sekiz ay civarında yirmi civarı kelime ve isteklerini işaretle-sesle belirtme. İki yaş civarında iki kelimeli birleşimler ("su ver", "baba gel") ve artan kelime dağarcığı. Üç yaş civarında kısa cümleler ve aile dışındakilerin büyük ölçüde anlayabileceği bir konuşma. Dört yaş civarında olay anlatabilme ve soru sorma.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum altını ıslatıyor, okula başladı hâlâ sürüyor, endişelenmeli miyim? Çocuğum altını ıslatıyor, okula başladı hâlâ sürüyor, endişelenmeli miyim?

Önce rahatlatıcı bir bilgiyle başlayalım: bu durum düşündüğünüzden çok daha yaygın. Beş yaş civarındaki çocukların önemli bir bölümünde gece idrar kaçırma görülür ve her yıl bir kısmı kendiliğinden düzelir. Yani yalnız değilsiniz ve çoğu çocukta tablo iyileşir.

Yine de beş yaşından sonra sürüyorsa değerlendirilmesi gerekir; çünkü hem tedavi edilebilir bir durumdur hem de çocuğun özgüvenini ve sosyal yaşamını etkiler.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğuma tablet ve telefonu ne kadar vermeliyim? Çocuğuma tablet ve telefonu ne kadar vermeliyim?

Tek bir sayı vermek yeterli olmaz, çünkü süre kadar içerik, zamanlama ve neyin yerine geçtiği de önemli. Yine de yaşa göre yaygın kabul gören çerçeveler var.

İki yaşına kadar ekran önerilmez; bu dönemde beyin, yüz yüze etkileşim ve hareketle gelişir. Görüntülü aile görüşmeleri istisnadır. İki-beş yaş arasında günde bir saatin altında ve mümkünse bir yetişkinle birlikte izlenmesi önerilir. Altı yaş ve üzerinde katı bir sayı yerine sınır koymak daha işlevseldir: uyku, hareket, ödev, aile zamanı ve yüz yüze arkadaşlık korunduğu sürece kalan zaman ekrana ayrılabilir.

Yanıtın tamamını oku
Ergen çocuğumda kendine zarar verme izleri gördüm, ne yapmalıyım? Ergen çocuğumda kendine zarar verme izleri gördüm, ne yapmalıyım?

Bu ciddi bir durum ve doğru yaptınız: fark ettiniz. Şimdi atılacak adımlar önemli, bu yüzden sırayla anlatalım. Öncelikle sakin olun; paniğiniz çocuğunuzun size kapanmasına yol açabilir.

Acil bir risk yoksa bugün yapılacak ilk şey konuşmaktır, ama nasıl konuşacağınız çok önemli.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğumun önünde tartışıyoruz, ona zararı olur mu? Çocuğumun önünde tartışıyoruz, ona zararı olur mu?

Dürüst cevap: fark eder. Tartışmanın kendisi değil, biçimi ve nasıl bittiği belirleyicidir. Hiç tartışmayan ebeveyn yoktur ve çocuk için asıl zararlı olan, çözülmeden bırakılan ve düşmanca yürütülen çatışmalardır.

Zararlı olan tartışma biçimi şudur: bağırmak, aşağılamak, hakaret etmek, sessiz cezalandırma yani günlerce konuşmamak, eşyalara zarar vermek, boşanma tehdidi, çocuğun bir tarafı seçmeye zorlanması, çocuk hakkında suçlayıcı tartışmalar ("senin yüzünden bu hâldeyiz"). Fiziksel şiddet ise ayrı bir kategoridir ve çocuk üzerindeki etkisi ağırdır.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğumda dikkat eksikliği var mı nasıl anlarım? Çocuğumda dikkat eksikliği var mı nasıl anlarım?

Bunu evde kesin olarak anlamanız mümkün değil; tanı ayrıntılı bir değerlendirmeyle konur. Ancak hangi işaretlerin değerlendirme gerektirdiğini bilmek, doğru zamanda başvurmanızı sağlar.

Tablo iki ana grupta görülür ve bir çocukta ikisi birlikte ya da yalnız biri olabilir.

Yanıtın tamamını oku
Çocuğum çok öfkeli, krize giriyor, nasıl yaklaşmalıyım? Çocuğum çok öfkeli, krize giriyor, nasıl yaklaşmalıyım?

Öfke krizleri özellikle iki-altı yaş arasında olağandır; bu dönemde çocuğun duygusunu düzenleme becerisi henüz gelişmemiştir. Ancak krizler çok sık, çok uzun ya da çok şiddetliyse ve okul çağında da sürüyorsa, üzerinde çalışmak gerekir.

Önce mekanizmayı anlayalım. Kriz anında çocuğun beyninin sakinleştirme bölümü devre dışıdır. Bu yüzden o anda öğüt vermek, mantık yürütmek, ceza tehdidi ya da bağırmak işe yaramaz; hatta krizi uzatır. O an yapılması gereken tek şey güvenliği sağlamak ve sakin kalmaktır.

Yanıtın tamamını oku

Buradaki yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz.