Depresyon Hakkında Sık Sorulan Sorular
Çökkünlük, isteksizlik, umutsuzluk ve tedavi süreci hakkında sorular. Bu başlıkta 14 soru yanıtlandı.
Doğum yaptım, sürekli ağlıyorum, bebeğime yaklaşamıyorum, normal mi?
Yaşadığınız şey sık görülüyor ve sizin suçunuz değil. Ancak "normal mi" sorusunun cevabı, belirtilerin ne kadar sürdüğüne ve ne kadar ağır olduğuna bağlı. İki farklı tabloyu ayırmak gerekiyor.
Birincisi doğum sonrası hüzün. Doğumdan sonraki ilk günlerde çok yaygındır; annelerin büyük bölümünde görülür. Ağlamaklılık, ani duygu değişimleri, huzursuzluk, uykusuzluk ve aşırı duyarlılık vardır. Genellikle doğumdan sonraki ikinci ile beşinci gün arasında tepe yapar ve iki hafta içinde kendiliğinden geçer. Tedavi gerektirmez; dinlenme, destek ve anlayış yeterlidir.
Yanıtın tamamını oku
İntihar düşüncelerim var, ne yapmalıyım?
Bunu yazdığınız için önce şunu söyleyelim: yardım aramak doğru olanı yapmaktır ve bu düşünceler yardımla geçer. Şu anda kendinize zarar verme tehlikesi hissediyorsanız, yalnız kalmayın ve hemen 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin. Yanınızda biri varsa ona durumu söyleyin ve sizi yalnız bırakmamasını isteyin.
İntihar düşüncesi bir karakter zayıflığı ya da ayıp değildir. Çoğu zaman depresyon, ağır kaygı, travma sonrası zorlanma, madde kullanımı ya da dayanılmaz hâle gelmiş bir yaşam koşulunun getirdiği bir belirtidir. Belirti demek, tedavi edilebilir demektir. Bu düşünceler, kişinin ölmek istemesinden çok acının bitmesini istemesiyle ilgilidir; acı azaldığında düşünceler de geri çeker.
Yanıtın tamamını oku
Depresyonda mıyım yoksa sadece mutsuz muyum, nasıl ayırt ederim?
İkisini ayıran şey duygunun şiddeti değil, süresi, yaygınlığı ve hayatınızı ne kadar durdurduğudur. Mutsuzluk insan olmanın olağan bir parçasıdır; bir olayla gelir, o olayla ilgilidir ve zamanla hafifler. Depresyon ise bir olaya bağlı olsun olmasın yerleşir, her alana yayılır ve işleyişinizi bozar.
Eşlik eden belirtilere bakın. Depresyonda şunlar sık görülür: uykunun bozulması (uyuyamamak ya da aşırı uyumak), iştahın belirgin biçimde artması veya azalması ve kilo değişimi, sürekli yorgunluk, dikkat ve karar verme güçlüğü, kendini suçlu ya da değersiz hissetme, hareketlerde ve konuşmada yavaşlama veya tersine huzursuzluk, ölüm ve kendine zarar verme düşünceleri. Bu belirtilerden beş ya da daha fazlasının iki haftadır sürüyor olması, klinik değerlendirme gerektiren bir tabloya işaret eder.
Yanıtın tamamını oku
Antidepresan işe yaramazsa ne yapılır?
Antidepresan işe yaramıyor gibi görünüyorsa önce yeterli süre ve dozda kullanılıp kullanılmadığına bakılır; çoğu antidepresanın etkisi dört ile sekiz haftada belirginleşir. Yanıt yetersizse psikiyatrist dozu ayarlayabilir, başka bir ilaca geçebilir, destekleyici bir ilaç ya da psikoterapi ekleyebilir. İlacı kendi kendinize bırakmamalısınız.
Evet. Depresyon tedavisinde adım adım ilerleyen büyük bir araştırmada, kişilerin önemli bir bölümünün ilk antidepresanla tam iyileşmediği, ancak sonraki adımlarla düzelme oranının arttığı gösterilmiştir. Yani ilk ilacın yetersiz kalması, depresyonun tedavi edilemeyeceği anlamına gelmez.
Yanıtın tamamını oku
Depresyonda psikolog mu yoksa psikiyatrist mi gitmeliyim?
Depresyonda hangi uzmana gideceğiniz belirtilerin şiddetine bağlıdır. Hafif depresyonda doğrudan bir psikologla terapiye başlayabilirsiniz. Orta ya da ağır depresyonda, günlük işler aksıyorsa, uyku ve iştah belirgin bozulduysa ya da umutsuzluk ve ölüm düşünceleri varsa önce psikiyatriste gitmek daha doğrudur; çoğu zaman ikisinin birlikte çalışması sonucu güçlendirir.
Depresyon tanısı için belirtilerin en az iki hafta sürmesi ve günlük işlevi etkilemesi aranır.
Yanıtın tamamını oku
Kendimi değersiz hissediyorum, bu depresyon belirtisi mi?
Olabilir. Değersizlik ya da aşırı suçluluk hissi, depresyon tanısında aranan belirtilerden biridir. Ancak tek başına depresyon demek değildir; uzun süredir düşük öz saygıyla yaşayan kişiler de kendini değersiz hissedebilir. Belirleyici olan, bu hissin ne kadar sürdüğü ve hayatınızı ne kadar etkilediğidir.
Değersizlik hissine aşağıdakiler eşlik ediyor ve en az iki haftadır sürüyorsa depresyon açısından değerlendirme gerekir:
Yanıtın tamamını oku
Kimseyle konuşmak istemiyorum, neden böyle hissediyorum?
Herkesin zaman zaman yalnız kalmaya ihtiyacı vardır; yorgun ya da kırgın olduğumuzda geri çekilmek doğaldır. Ancak bu isteksizlik iki haftadan uzun sürüyor, eskiden keyif aldığınız şeylerden de uzaklaşıyorsanız ve keyifsizlik, uyku ya da iştah değişiklikleri eşlik ediyorsa, depresyonun bir işareti olabilir.
Kimseyle konuşmak istememenin birçok nedeni olabilir:
Yanıtın tamamını oku
Bipolar bozukluk nedir, normal duygu değişimlerinden farkı ne?
Bipolar bozukluk, kişinin ruh hâlinde, enerjisinde ve etkinlik düzeyinde belirgin dönemler hâlinde değişim görülen bir tablodur. Bu değişimler günlük iniş çıkışlardan farklıdır ve tanınması tedaviyi doğrudan belirler.
Farkı nasıl anlarsınız? Üç ölçüt işinizi görür.
Yanıtın tamamını oku
Hiçbir şeyden zevk almıyorum, eskiden sevdiğim şeyler bile, bu ne demek?
Tarif ettiğiniz şeyin bir adı var: zevk alamama. Ruh sağlığı alanında anhedoni denir ve depresyonun en ayırt edici belirtilerinden biridir. Kişi üzgün olmayabilir bile; asıl yakınma, eskiden tat veren şeylerin artık boş gelmesidir. Müzik dinlersiniz ama dokunmaz, sevdiğiniz yemeği yersiniz ama tatsızdır, arkadaşlarınızla olursunuz ama içinde değilsinizdir.
Bu belirti iki parçada incelenir. Birincisi beklenti tarafı: bir şeyi yapmadan önce ona karşı istek duyma. İkincisi ise yaşama tarafı: yaparken keyif alma. Depresyonda genellikle önce beklenti tarafı zayıflar. Kişi "gitsem iyi olur ama hiç içimden gelmiyor" der; gittiğinde ise beklediğinden daha iyi hissedebilir. Bu ayrım tedavi açısından önemlidir, çünkü isteği beklemeden harekete geçmek çoğu zaman işe yarar.
Yanıtın tamamını oku
Menopoza girdim, ruh hâlim çok değişti, bu geçici mi?
Bu dönemdeki duygudurum değişiklikleri çok yaygındır ve çoğu kadında zamanla hafifler. Ancak "geçici" demek her zaman "kendiliğinden düzelecek, bir şey yapmaya gerek yok" anlamına gelmez. Bazı tablolar desteklenmeyi gerektirir.
Önce dönemi netleştirelim. Menopoz, âdet görmenin tamamen sona ermesidir; asıl zorlanma genellikle ondan önceki geçiş döneminde yaşanır. Bu geçiş yıllar sürebilir ve hormon düzeylerinin dalgalanmasıyla belirginleşir. Bu dalgalanma, beyinde duygudurumu düzenleyen sistemleri de etkiler. Yani "kafanızda kurmuyorsunuz", biyolojik bir zemini var.
Yanıtın tamamını oku
Ailem depresyonuma inanmıyor, 'kendini topla' diyorlar, ne yapmalıyım?
Bu durum çok yaygın ve gerçekten yıpratıcı; çünkü zaten zor olan bir tabloyu, anlaşılmama yüküyle birlikte taşımak zorunda kalıyorsunuz. Birkaç açıdan ele alalım.
Önce şunu netleştirelim: depresyon bir irade sorunu değildir. Uyku, iştah, enerji, dikkat ve keyif alma gibi işlevleri etkileyen bir tablodur ve bunlar isteyerek düzeltilebilen şeyler değildir. "Kendini topla" demek, bacağı kırık birine "yürüyüver" demek gibidir.
Yanıtın tamamını oku
Depresyon ilacı kullanmadan sadece terapiyle iyileşebilir miyim?
Birçok kişide evet. Bu, depresyonun şiddetine ve tablonun özelliklerine bağlı bir karardır; tek bir cevap yoktur ama net bir çerçeve vardır.
Hafif ve orta düzey depresyonda, psikoterapi tek başına etkili olabilir ve birçok rehberde ilk seçenekler arasında yer alır. Bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapi bu alanda en iyi desteklenen yöntemlerdir. Bu tablolarda terapiyle alınan sonuç, ilaçla alınan sonuca yakındır ve bir avantajı vardır: terapi, biten tedaviden sonra da koruyucu etkisini sürdürme eğilimindedir, çünkü kişi beceri kazanır.
Yanıtın tamamını oku
Sabahları kalkamıyorum, her şey anlamsız geliyor, bu depresyon belirtisi mi?
Tarif ettiğiniz iki belirti de depresyonun sık görülen bulgularından. Özellikle "her şey anlamsız geliyor" ifadesi dikkate değer; çünkü depresyonun en ayırt edici belirtilerinden biri, daha önce keyif veren şeylerden zevk alamamaktır.
Depresyondan söz edebilmek için belirtilerin en az iki hafta boyunca, günün büyük bölümünde ve neredeyse her gün sürmesi beklenir. Aranan belirtiler şunlardır: çökkün ruh hâli, ilgi ve keyif kaybı, iştahta ve kiloda değişim, uyku bozukluğu (uyuyamama ya da aşırı uyuma), yorgunluk ve enerji kaybı, değersizlik ve suçluluk düşünceleri, dikkat toplama ve karar verme güçlüğü, hareketlerde yavaşlama ya da huzursuzluk, ölüm ve yaşamı sonlandırma düşünceleri. Bu belirtilerin birkaçı bir arada ve işlevi bozacak düzeydeyse değerlendirme gerekir.
Yanıtın tamamını oku
Depresyon kendiliğinden geçer mi, tedavi almadan iyileşir miyim?
Bir kısmında geçer, ama bu beklemenin iyi bir plan olduğu anlamına gelmez. Hafif şiddetteki bazı depresyon tabloları aylar içinde kendiliğinden hafifleyebilir. Buna karşılık tedavi görmeyen bir depresyon ortalama olarak çok daha uzun sürer, daha fazla yıpratır ve tekrarlama olasılığı daha yüksektir. Yani soru "geçer mi" değil, "ne pahasına ve ne kadar sürede" olmalıdır.
Beklemenin görünmeyen maliyeti şudur. Depresyon sürdükçe iş ya da okul performansı düşer, ilişkiler zarar görür, kişi sosyal ortamlardan çekilir. Çekildikçe keyif veren etkinlikler azalır, azaldıkça duygudurum daha da düşer. Uyku ve iştah bozulur, hareket azalır. Bir kısım kişi bu dönemde alkol ya da madde kullanımına yönelir. Yani depresyon yalnız zaman almakla kalmaz, kendi kendini besleyen bir çember kurar.
Yanıtın tamamını okuBuradaki yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz.
