Kaygı ilacı aldım ama hemen etki etmedi, yanlış mı kullanıyorum?
Büyük ihtimalle yanlış kullanmıyorsunuz; büyük ihtimalle ilacın türü bu. Kaygı tedavisinde kullanılan ilaçlar tek bir grup değildir ve etki süreleri birbirinden çok farklıdır. Bir kısmı yirmi otuz dakika içinde etkisini gösterir, bir kısmı ise haftalar sürer. Hangi gruptan ilaç kullandığınızı bilmek, beklentinizi doğru kurmanızı sağlar.
Kaygı ilaçları farklı hızlarda çalışır
Birinci grup, kaygıyı hızla azaltan benzodiazepin türü ilaçlardır. Bunlar alındıktan kısa süre sonra etkisini gösterir; panik atak sırasında ya da yoğun kaygı anında kullanılmak üzere yazılır. Hızlı etki avantajdır ama uzun süreli ve düzenli kullanımda bağımlılık riski taşıdıkları için kısa süreli kullanılmaları önerilir.
İkinci grup, kaygı bozukluklarının asıl tedavisinde kullanılan antidepresanlardır. Adı antidepresan olsa da bu ilaçlar kaygı bozukluklarında da ilk sıradadır. Ancak etkileri hemen başlamaz. Genellikle ikinci haftadan itibaren ilk değişiklikler hissedilir, belirgin düzelme dördüncü ve altıncı hafta arasında yerleşir, tam etki sekiz haftayı bulabilir. Yani üç gün kullanıp "işe yaramadı" demek çok erkendir.
Dahası, bu ilaçların ilk günlerinde kaygı geçici olarak artabilir. Huzursuzluk, içten içe tedirginlik, uykuya dalmada zorlanma görülebilir. Bu, ilacın size uymadığı anlamına gelmez; bu yüzden hekimler kaygı bozukluğunda genellikle düşük dozla başlar ve yavaş artırır. Bu geçici artışı bilmek, ilacı erken bırakmayı önler.
Üçüncü grup, belirli durumlarda kullanılan diğer seçeneklerdir: bazı ilaçlar çarpıntı ve titreme gibi bedensel belirtileri azaltmak için, bazıları uykuya yardımcı olmak için, bazıları da tedaviye eklenerek kullanılır. Bunların her birinin etki süresi farklıdır.
İlacın işe yaradığını nasıl anlarsınız?
İlacın işe yarayıp yaramadığını nasıl anlarsınız? Tek bir güne bakarak değil, haftalık eğilime bakarak. Basit bir yöntem: her akşam o günü on üzerinden puanlayın. Kaygı düzeyiniz, uyku kaliteniz ve kaçındığınız durum sayısı. Üç dört hafta sonra bu sayıları yan yana koyduğunuzda gidişat net görünür. Kaygı düz bir çizgi hâlinde azalmaz; iyi ve kötü günler dalgalanır, önemli olan ortalamanın düşmesidir.
Sık yapılan hatalar
Sık yapılan hatalar da şunlar. İlacı "canım sıkıldığında" almak: düzenli kullanılması gereken bir ilacı ihtiyaç anında almak etkisini ortadan kaldırır. Birkaç gün sonra bırakmak: etkinin başlaması için gereken süre dolmadan karar vermek. Dozu kendi kararıyla artırmak: yan etkiyi artırır, etkiyi hızlandırmaz. Kahve ve enerji içeceğini sürdürmek: kafein kaygıyı doğrudan yükseltir, ilacın işini zorlaştırır. Alkolü rahatlamak için kullanmak: kısa vadede yatıştırır, ertesi gün kaygıyı belirgin biçimde artırır.
İlaç tek başına yeterli mi?
İlaç tek başına da yeterli olmayabilir. Kaygı bozukluklarında en iyi sonuç, ilaç ile psikoterapinin birlikte yürütüldüğü durumlarda alınır. Özellikle bilişsel davranışçı terapi ve kaçınılan durumlara kademeli yaklaşma çalışması, ilacın sağladığı rahatlamayı kalıcı hâle getirir. Kaçınma sürdüğü sürece kaygı beslenir; ilaç bunu tek başına çözmez.
Yaşam düzeninin de payı vardır. Düzenli uyku saatleri, haftada birkaç kez yürüyüş ya da benzeri bir hareket, kafeinin öğleden sonra kesilmesi, nefes ve gevşeme çalışmalarının günlük rutine girmesi ölçülebilir fark yaratır. Bunlar ilacın yerine geçmez ama etkisini artırır.
Haftalara göre beklenti
Beklenti tablosunu netleştirelim. Birinci hafta: yan etkiler öndedir, kaygıda belirgin değişiklik beklenmez. İkinci hafta: yan etkiler azalır, uykuda ilk toparlanma görülebilir. Üçüncü ve dördüncü hafta: kaygı ataklarının sıklığı ya da şiddeti azalmaya başlar. Altıncı ve sekizinci hafta: asıl etki yerleşir. Sekiz haftanın sonunda anlamlı bir değişiklik yoksa doz gözden geçirilir ya da ilaç değiştirilir; bu başarısızlık değil, olağan bir basamaktır.
Ne zaman hekime danışmalı?
Şu durumlarda hekiminize danışın:
- Yan etkiler günlük yaşamınızı bozuyorsa
- Huzursuzluk ve yerinde duramama hâli şiddetliyse
- Uykunuz tamamen bozulduysa
- Panik atakların sıklığı artıyorsa ya da sekiz haftayı doldurduğunuz hâlde belirgin bir değişiklik yoksa
Kendinize zarar verme düşünceleri varsa bekletmeyin; acil durumda 112'yi arayın.
Bu konuda ücretsiz testler
Birkaç dakikada çözebilir, kendinizi daha iyi tanıyabilirsiniz. Testler tanı koymaz.
Anksiyete Testi
Zihninizdeki sürekli düşünceler, gelecek endişesi ve bedensel gerginlikler günlük yaşamınızı ne kadar etk...
4 dk · ÜcretsizTesti çöz
Yüksek İşlevli Anksiyete Testi
Dışarıdan başarılı görünüyor ama içten içe sürekli tetikte mi hissediyorsunuz? Bu test, işlevselliğin ark...
5 dk · ÜcretsizTesti çöz
Hep Bir Şey Olacakmış Gibi mi Hissediyorum?
Sürekli tetikte hissediyor, telefon çaldığında ya da kapı vurulduğunda kötü bir haber alacakmış gibi irki...
4 dk · ÜcretsizTesti çöz
Bu yanıt genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz. Belirtileriniz sürüyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurun. İlacınızı hekiminize danışmadan bırakmayın ya da dozunu değiştirmeyin. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın.
