Terapi Süreci

Terapiye gitmem gerektiğini biliyorum ama bir türlü randevu alamıyorum?

Yazan: Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi 16 Eylül 2026 Son güncelleme: 8 Ekim 2026 Nasıl hazırlıyoruz?
Terapiye gitmem gerektiğini biliyorum ama bir türlü randevu alamıyorum?
Kısa cevap

Bu durum düşündüğünüzden çok daha yaygındır. Birçok kişi aylarca, bazen yıllarca "gitmem lazım" diye düşünür ama adımı atamaz; dünya genelindeki araştırmalar, ruh sağlığı sorunu yaşayanların yarısından fazlasının hiç başvurmadığını gösterir [1]. Bunu tembellik ya da isteksizlik olarak görmeyin; altında anlaşılır nedenler vardır ve çözüm iradeyi zorlamak değil, adımı küçültmektir.

Bu bir tembellik değil

Önce şunu bilin: "gitmem gerektiğini biliyorum" cümlesini kurabiliyorsanız, en zor kısmı zaten geçmişsiniz. Sorunun bir sorun olduğunu kabul etmek, başvuru yolunun ilk ve en büyük adımıdır; birçok kişi bu noktaya bile gelemez. Sizin durumunuz bir motivasyon eksikliği değil, bilme ile yapma arasındaki boşluktur ve bu boşluğun kendine özgü mekanikleri vardır.

Randevuyu engelleyen nedenler

Randevu almayı engelleyen en sık nedenler araştırmalarda ortaya konmuştur [1][2]. Birincisi, anlatma korkusu: yaşadıklarınızı ilk kez birine anlatmak zorlayıcıdır ve zihin bunu erteleyerek sizi korur. İkincisi, yargılanma ve damgalanma endişesi; "deli mi diyecekler", "çevrem öğrenirse" gibi düşünceler, başvurmamanın en güçlü nedenleri arasındadır [2]. Üçüncüsü, "yeterince kötü değilim, yerimi başkası hak ediyor" düşüncesi; kişi kendi sıkıntısını küçümser ve sürekli "biraz daha bekleyeyim" der. Dördüncüsü, seçim zorluğu: yüzlerce uzman arasında doğru olanı seçememek, karar vermeyi kilitler. Beşincisi, depresyonun kendisi; enerji düşüklüğü, karar verememe ve başlatma güçlüğü zaten tablonun bir parçasıdır, yani hastalık kendi tedavisine giden yolu tıkar [4]. Altıncısı, maddi kaygı ve zaman bulamama. Yedincisi, geçmişte kötü bir deneyim: daha önce gidilen bir uzmanla uyum sağlanamamışsa, yeni bir deneme daha korkutucu gelir.

Bu nedenlerden hangisinin sizde ağır bastığını bilmek, çözümü de belirler. Anlatma korkusu ağır basıyorsa ilk görüşmede her şeyi anlatmak zorunda olmadığınızı bilmek yeter; damgalanma endişesi varsa gizliliğin yasal güvence altında olduğunu bilmek rahatlatır; seçim zorluğu varsa seçenekleri daraltmak gerekir; depresyon varsa adımı bir başkasıyla paylaşmak işe yarar. Aşağıdaki adımlar bu nedenlerin her birine karşılık gelir.

Çözümün ilkesi

Çözümün ilkesi şudur: zihin büyük bir görevi erteliyorsa, göreve daha küçük bir kapı açmak gerekir. "Terapiye başlamak" büyük ve belirsiz bir görevdir; "beş dakika uzman listesine bakmak" ise küçük ve somuttur. Beyin, büyük ve belirsiz görevleri tehdit gibi algılayıp kaçınır; küçük ve somut görevleri ise yapar. Araştırmalar, "ne zaman, nerede, nasıl" biçiminde somutlaştırılmış niyetlerin, genel niyetlere göre hedefe ulaşma olasılığını belirgin biçimde artırdığını göstermiştir [3].

Bugün atabileceğiniz adımlar

Bugün yapabileceğiniz somut adımlar şunlardır. Adımı beş dakikaya indirin: "terapiye başlayacağım" değil, "bugün beş dakika uzman listesine bakacağım" deyin ve beş dakika dolunca gerçekten bırakın; devam etme isteği gelirse o ayrı bir karardır. Karar sayısını azaltın: Psikiyatri Rehberi'nde şehrinizi ve konunuzu seçip çıkan ilk üç uzmanı bir kenara not edin, en uygununu bulmaya çalışmayın. Mükemmel eşleşmeyi aramak en sık görülen tuzaktır; ilk uzman uymazsa değiştirebilirsiniz ve bu tamamen olağandır.

  • Sonra iletişimi kolaylaştırın. Aramak zor geliyorsa yazın; uzmanların çoğu yazılı randevu taleplerine yanıt verir ve Psikiyatri Rehberi'nden randevu talebi göndermek için kimseyle konuşmanız gerekmez. Hazır bir cümle kullanabilirsiniz: "Merhaba, randevu almak istiyorum. Uygun gün ve saatlerinizi öğrenebilir miyim?" Bu cümleyi kopyalayıp göndermek, baştan metin kurmaktan kolaydır. Ne diyeceğinizi bilememe kaygısı, arama korkusunun büyük kısmını oluşturur; hazır cümle bu kaygıyı ortadan kaldırır.
  • Takvime yazın. "Uygun olduğumda yaparım" cümlesi erteleme üretir, çünkü "uygun olduğum an" hiç gelmez. Bu haftanın belirli bir gününe, belirli bir saatine "randevu araması" yazın ve o an geldiğinde beş dakikayı verin. "Salı 12:30'da, öğle arasında, telefonumdan" gibi ayrıntılı bir plan, "bu hafta bir ara" planından çok daha etkilidir [3].
  • Bir kişiye söyleyin. Güvendiğiniz birine "bu hafta randevu alacağım" demek, atılan adımı belirgin biçimde artırır; söz vermek, ertelemeyi zorlaştırır. İsterseniz o kişi yanınızdayken arayın ya da mesajı birlikte yazın. Depresyon nedeniyle enerjiniz yoksa, randevuyu sizin adınıza o kişinin almasını da isteyebilirsiniz; ilk adımın kimin attığı değil, atılmış olması önemlidir.
  • Engeli adlandırın. Bir kâğıda "beni durduran şey ne?" yazın ve altına gerçek nedeni yazın. Çoğu kişi bunu yaptığında engelin sandığından küçük olduğunu görür; bazıları da asıl korkunun ne olduğunu ilk kez fark eder. "Anlatırsam ağlarım" ya da "bir şeyim çıkmasından korkuyorum" gibi cümleler, kâğıda dökülünce yönetilebilir hâle gelir; zihinde dönerken ise büyürler.

İlk görüşme bir denemedir

Bir de şunu bilin: ilk görüşmede her şeyi anlatmak zorunda değilsiniz. "Nereden başlayacağımı bilmiyorum" demek geçerli bir başlangıçtır; uzman zaten oradan devam eder ve size yol gösteren sorular sorar. İlk görüşme büyük ölçüde tanışma ve değerlendirmedir; sizi en zor konunuzu anlatmaya zorlayan bir sorgu değildir. Bunu bilmek, "hazır değilim" duygusunu hafifletir, çünkü hazır olmak gerekmez; gitmek yeter.

İlk görüşmeyi bir deneme olarak görün. Bağlayıcı değildir. Uymadığını düşünürseniz devam etmeyebilirsiniz; bunun için açıklama yapmanız da gerekmez. Bu çerçeve, kararın ağırlığını azaltır: "hayatımı değiştirecek bir sürece başlıyorum" değil, "bir kez gidip bakacağım" demek, adımı atmayı kolaylaştırır. Birçok kişi, ilk görüşmeden çıkınca "neden bu kadar beklemişim" der; bu cümle o kadar yaygındır ki uzmanlar için sıradanlaşmıştır.

Damgalanma endişesi

Damgalanma endişesi taşıyanlar için ek bir not: psikolojik destek almak sicile işlemez, işvereninize bildirilmez ve sağlık kayıtlarınız gizlidir. Uzmanın yasal ve etik gizlilik yükümlülüğü vardır. Randevuya gittiğinizi kimseye söylemek zorunda değilsiniz; iş yerinde "sağlık randevum var" demek yeterlidir. Türkiye'de ruh sağlığı sorunları yaygın olmasına rağmen başvuru oranı düşüktür ve bunun başlıca nedeni damgalanma korkusudur [5]; bu korkunun yaygınlığı, onun haklılığını göstermez.

Ertelemenin bedeli

Ertelemenin bir bedeli olduğunu da açıkça söylemek gerekir. Kaygı, depresyon ve takıntı gibi tablolar zamanla kendiliğinden düzelmekten çok yerleşme eğilimindedir; erken başvuru, daha kısa ve daha hafif bir tedavi anlamına gelir. Aylarca beklemek, sorunu çözmez; yalnızca daha yorgun bir hâlde başlamanıza yol açar. Bu, sizi suçlamak için değil, "biraz daha bekleyeyim" düşüncesinin bir tuzak olduğunu görmeniz için söylenir.

Şu durumlarda ertelemeyin: belirtileriniz ağırlaşıyorsa, uyku ve iştahınız bozulduysa, işinize ya da okulunuza gidemiyorsanız, alkol ya da madde kullanımınız arttıysa, kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa. Kendinize zarar verme düşüncesi varsa beklemeyin: 112'yi arayın ya da en yakın acil servise başvurun; bir yakınınıza haber verin. Bu durumda "randevu alamıyorum" sorunu artık bir erteleme değil, acil bir güvenlik konusudur.

Sık sorulanlar

Sık sorulan birkaç soru: "Randevu aldım ama gitmekten vazgeçiyorum, ne yapayım?" Bu da yaygındır; randevuya kadar geçen sürede kaygı büyür. Randevuyu iptal etmek yerine "yalnızca gidip bakacağım" diye düşünün ve mümkünse birinden sizi kapıya kadar bırakmasını isteyin. "Hangi uzmana gideceğimi bilmiyorum." Uyku, iştah ve enerji belirgin biçimde bozulduysa psikiyatristle, konuşarak çözmek istediğiniz bir konu varsa psikologla başlayın; yanlış seçim yaparsanız uzman sizi diğerine yönlendirir. "Bunu tek başıma yapamıyorum." O zaman yapmayın; bir yakınınızdan yardım isteyin. Yardım istemek, terapinin zaten ilk dersidir.

Ertelemenin zihinsel mekaniği

Ertelemenin zihinsel mekaniğini bilmek de yardımcı olur. Zihin, belirsiz ve tehdit gibi algılanan bir görevi ertelediğinde kısa süreli bir rahatlama yaşar; bu rahatlama, ertelemeyi ödüllendirir ve bir sonraki sefer daha kolay ertelenir. Yani "yarın bakarım" dediğiniz anda hissettiğiniz hafiflik, sorunun ta kendisidir. Bu döngüyü kırmanın yolu, rahatlamayı ertelemeden değil, küçük bir adımdan almaktır: uzman listesine beş dakika baktıktan sonra hissettiğiniz "bir şey yaptım" duygusu, ertelemenin yerine geçen yeni bir ödül olur ve döngü tersine döner.

Kaygı bozukluğu yaşayanlarda ertelemenin özel bir biçimi görülür: randevu düşüncesinin kendisi kaygı yaratır ve kişi kaygıdan kaçınmak için randevudan kaçınır. Bu, kaygının tam da tedavi edilmesi gereken mekanizmasıdır; kaçınma, kaygıyı kısa vadede azaltır ama uzun vadede büyütür. Bunu bilmek bir şeyi değiştirir: randevu almadan önce hissettiğiniz kaygı, "hazır olmadığınızın" değil, kaygının yerleştiğinin işaretidir ve bu kaygıyla birlikte adım atmak, terapinin ilk egzersizidir. Kaygı hissederken de adım atılabilir; kaygının geçmesini beklemek gerekmez.

Depresyonda ise engel farklıdır: enerji yoktur, her şey anlamsız görünür ve "nasıl olsa işe yaramaz" düşüncesi hâkimdir. Bu düşünce depresyonun bir belirtisidir, gerçeğin bir değerlendirmesi değil [4]. Depresyondaki kişiye "kendini topla, randevu al" demek işe yaramaz; onun yerine adımı dışsallaştırmak gerekir: bir yakınının randevuyu alması, randevu gününde eşlik etmesi, hatta ilk görüşmeye birlikte gelmesi. Depresyon tedavi edilince enerji geri gelir ve sonraki adımlar kişinin kendisi tarafından atılır; ama ilk adımın yardımla atılması hiçbir şey eksiltmez.

Randevu almanın ardından gelen "acaba yanlış mı yaptım" dalgası da bilinmelidir. Randevu alındıktan sonra birçok kişi rahatlar, sonra randevu günü yaklaştıkça kaygı yeniden yükselir ve iptal etme isteği doğar. Bu dalgayı önceden bilmek, geldiğinde tanımanızı sağlar: "Bu, beklenen kaygı dalgası; iptal etmeme kararımı randevuyu alırken verdim" demek, o anki duyguyla karar vermenizi önler. Randevuyu aldığınız anda takvime "iptal etmeyeceğim" notu düşmek basit ama işe yarayan bir hiledir.

Bir haftalık plan

Bir haftalık küçük bir plan, bütün bu adımları bir araya getirir. Birinci gün: beş dakika uzman listesine bakıp üç ad not edin, başka bir şey yapmayın. İkinci gün: üç uzmandan birinin profilini okuyun ve ücretini, çalışma günlerini öğrenin. Üçüncü gün: hazır cümleyi kopyalayıp mesaj olarak gönderin ya da randevu talebi oluşturun. Dördüncü gün: güvendiğiniz bir kişiye randevu aldığınızı söyleyin. Randevu günü: yalnızca gidip bakacağınızı hatırlayın, mümkünse birinden sizi bırakmasını isteyin. Bu plan büyük bir kararı beş küçük eyleme böler ve her gün yalnızca birini ister; deneyenlerin çoğu üçüncü günde randevuyu almış olur.

Kendinize karşı bir de şu adaleti gösterin: aylarca ertelemiş olmak, bugün adım atmanıza engel değildir ve geçmiş ertelemeler için kendinizi suçlamak yalnızca yeni bir erteleme nedeni yaratır. Ertelemenin uzunluğu, sorunun büyüklüğünü de ağırlığını da göstermez; yalnızca engelin ne kadar iyi tanınmadığını gösterir. Engeli tanıdığınız anda, yani bu yazıyı okuduğunuz anda, geçmiş ertelemeler geçersizleşir ve saymaya sıfırdan başlayabilirsiniz.

Bu yazıyı okuyorsanız bir şeyi zaten yapıyorsunuz: sorunu araştırıyorsunuz. Bu, ertelemenin değil, harekete geçmenin başlangıcıdır. Bir sonraki adım, bu sayfadan çıkmadan önce uzman listesine beş dakika bakmak olabilir; daha fazlası gerekmez ve daha fazlası bugün beklenmiyor.

Sonuç olarak randevu alamamak bir karakter zayıflığı değil, anlaşılır ve aşılabilir bir engeldir; adımı küçültmek, somut bir zaman belirlemek ve bir kişiye söylemek, çoğu kişide bu engeli birkaç gün içinde aşar. Psikiyatri Rehberi'nde şehrinizi ve konunuzu seçip çıkan ilk uzmanlara bakmak, bugünkü beş dakikalık adımınız olabilir; randevu talebini yazılı olarak, kimseyle konuşmadan gönderebilirsiniz.
başvuruertelemeilk adımkaçınma

Bu konuda ücretsiz testler

Birkaç dakikada çözebilir, kendinizi daha iyi tanıyabilirsiniz. Testler tanı koymaz.

Kaynaklar

  1. Barriers to mental health treatment: results from the WHO World Mental Health surveys (Andrade ve ark.), Psychological Medicine 44(6) — Cambridge University Press (2014) ↑
  2. Why people fail to seek help for mental health problems: a review (Clement ve ark.), Psychological Medicine 45(1) — Cambridge University Press (2015) ↑
  3. Implementation intentions and goal achievement: a meta-analysis (Gollwitzer ve Sheeran), Advances in Experimental Social Psychology 38 — Elsevier (2006) ↑
  4. Depression (Major Depressive Disorder) — symptoms and causes — Mayo Clinic (2022) ↑
  5. Türkiye Ruh Sağlığı Profili Raporu — Sağlık Bakanlığı (1998) ↑
Bu yanıt işinize yaradı mı?

Bu yanıt genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel muayene, tanı ya da tedavinin yerini tutmaz. Belirtileriniz sürüyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurun. Kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın.

Kendi durumunuz için görüş almak ister misiniz?

Buradaki yanıtlar genel bilgi verir. Size özel değerlendirme için şehrinizdeki bir uzmanla yüz yüze görüşebilir, randevunuzu dakikalar içinde oluşturabilirsiniz.

Uzman bul ve randevu al

Terapi Süreci başlığındaki diğer sorular