Çoklu Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

· Güncellendi: 21 Ekim 2026

Yazan: Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi Yayımlanma: Güncelleme: Nasıl hazırlıyoruz?
🎧 Makaleyi sesli dinleyin -- dk okuma süresi

Kısaca

Çoklu kişilik bozukluğu, bugünkü adıyla dissosiyatif kimlik bozukluğu, kişide iki ya da daha fazla belirgin kimlik durumunun bulunduğu ve günlük olaylarla ilgili tekrarlayan bellek boşluklarının yaşandığı bir dissosiyatif bozukluktur. Çoğunlukla çocukluk çağında yaşanan ağır ve tekrarlayan travmalarla ilişkilidir. Şizofreni ya da bipolar bozuklukla aynı şey değildir; filmlerdeki "tehlikeli çoklu kişilik" imajı gerçeği yansıtmaz. Tedavi, uzun soluklu ve travmaya odaklı psikoterapidir.

Çoklu kişilik bozukluğu, filmler ve diziler sayesinde en çok merak edilen ama en az doğru bilinen ruhsal durumlardan biridir. Bugün dissosiyatif kimlik bozukluğu olarak adlandırılır ve çoğunlukla çocuklukta yaşanan ağır travmalarla ilişkilidir. Bu rehber çoklu kişilik bozukluğunun ne olduğunu, belirtilerini, yaygın yanlış bilinenleri ve tedavisini anlatır.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Çift kişilik ne demek, gerçekten bir hastalık mı?

Günlük konuşmada çift kişilikli denilen kişi çoğu zaman ortama göre bambaşka davranan, bir an çok sevecen bir an soğuk olabilen ya da dışarıda başka evde başka biri olan kişidir. Bu kullanım tıbbi bir tanıyı değil, bir izlenimi anlatır ve çoğu durumda çoklu kişilik bozukluğuyla ilgisi yoktur. Bazen de farklı kişilere farklı şeyler söyleme alışkanlığı için kullanılır; bu da bir hastalık değil, bir davranış biçimidir.

Herkes iş yerinde, ailesinin yanında ve arkadaşlarıyla biraz farklı davranır. Bu, aynı kişinin farklı rollere uyum sağlamasıdır; kişi bu hâllerinin hepsini hatırlar ve sahiplenir. Ani duygu değişimleri de başka nedenlerle ortaya çıkabilir:

  • Bipolar bozuklukta haftalar süren yükselme ve çökme dönemleri yaşanır, ama kimlik değişmez.
  • Borderline kişilik bozukluğunda duygular ve yakın ilişkilere bakış kısa sürede uçlara savrulabilir.
  • Yoğun stres, uykusuzluk ya da madde kullanımı da kişiyi başka biri gibi gösterebilir.
  • Kendine ve çevreye yabancılaşma hissi, kimlik bölünmesi olmadan da kısa süreli yaşanabilir.

Çoklu kişilik bozukluğunda ise mesele ruh hâlinin değişmesi değil, kimlik deneyiminin bölünmesidir. Kişi kendini farklı bir benlik olarak yaşadığı dönemleri çoğu zaman hatırlamaz, eşyalarının arasında almadığı şeyler bulur, tanımadığı insanlar ona başka bir adla seslenebilir. Bu belirtiler sanıldığı gibi gösterişli değildir; kişi yıllarca yalnızca unutkanlık ve kopukluk yaşadığını düşünebilir. Tablo nadirdir ve çoğunlukla çocuklukta yaşanan ağır travmalarla ilişkilidir.

Kendinizde ya da bir yakınınızda zaman kayıpları, hatırlanmayan davranışlar veya ani ve yoğun duygu değişimleri fark ediyorsanız, bunlara bir etiket koymaya çalışmak yerine bir psikiyatristle görüşmek nedeni anlamanın en güvenilir yoludur.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Nedir?

Çoklu kişilik bozukluğu, bir kişide iki ya da daha fazla belirgin kimlik durumunun bulunduğu, bu durumlar arasında geçişler olduğu ve günlük olaylarla ilgili tekrarlayan bellek boşluklarının yaşandığı bir dissosiyatif bozukluktur. Tanı kitaplarındaki güncel adı dissosiyatif kimlik bozukluğudur. Kişi bu durumdan belirgin sıkıntı duyar ve günlük yaşamı etkilenir.

Her kimlik durumunun kendine özgü bir algılama biçimi, duygu tonu, ses tonu ve davranışları olabilir. Kişi kimi zaman kendi davranışlarını dışarıdan izliyormuş gibi hisseder ya da bazı saatleri hatırlayamaz. Bu durumlar "başka insanlar" değil, parçalanmış bir benlik algısının farklı bölümleri olarak anlaşılır.

Bu bozukluk, dissosiyatif bozukluklar grubunun en ağır ucunda yer alır. Dissosiyasyonun daha hafif ve yaygın biçimleri için dissosiyasyon nedir yazımıza bakabilirsiniz.

Çoklu kişilik bozukluğu gerçek bir hastalık mı?

Evet. Dissosiyatif kimlik bozukluğu hem Amerikan Psikiyatri Birliği'nin hem de Dünya Sağlık Örgütü'nün tanı sistemlerinde yer alan bir ruhsal bozukluktur. Tanının nasıl konacağı konusunda uzmanlar arasında tartışmalar olsa da belirtilerin gerçek olduğu, kişinin yaşamını ciddi biçimde etkilediği ve tedaviyle düzelebildiği gösterilmiştir.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Çoklu kişilik bozukluğunun temel belirtileri kimlikte kopukluk ve tekrarlayan unutkanlıktır. Kişi farklı zamanlarda çok farklı biri gibi davranabilir, ses tonu, tavırları ve tercihleri değişebilir. Günlük olayları, kişisel bilgileri ya da travmatik yaşantıları hatırlayamamak, sıradan unutkanlıkla açıklanamayacak kadar belirgindir. Bunlara çoğu zaman başka belirtiler eşlik eder.

  • Zaman kaybı: Saatlerin ya da günlerin nasıl geçtiğini hatırlayamamak.
  • Açıklanamayan izler: Satın aldığını hatırlamadığı eşyalar, yazdığını hatırlamadığı notlar.
  • Kendine yabancılaşma: Kendini, bedenini ya da davranışlarını dışarıdan izliyormuş gibi hissetme.
  • İç sesler: Zihinde tartışan ya da yorum yapan sesler duyma.
  • Ani duygu ve davranış değişimleri: Kişinin tanıdık tavırlarından çok farklı tepkiler.
  • Eşlik eden sorunlar: Depresyon, kaygı, travma belirtileri, kendine zarar verme, uyku bozukluğu.

Belirtiler çoğu zaman gizlidir ve dışarıdan fark edilmez. Birçok kişi yıllarca farklı tanılarla tedavi gördükten sonra doğru tanıyı alır.

Kimlikler arasındaki geçiş nasıl olur?

Geçişler çoğu zaman stres, bir travmayı hatırlatan uyaran ya da yoğun bir duyguyla tetiklenir. Filmlerde gösterildiği gibi ani ve gösterişli değişimler seyrektir; çoğu geçiş çevredekilerin fark etmeyeceği kadar incedir. Kişi geçişi bir tür "sisin çökmesi" ya da kontrolün elden gitmesi olarak tarif edebilir.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Neden Olur?

Çoklu kişilik bozukluğu çoğunlukla erken çocuklukta yaşanan ağır, tekrarlayan ve kaçılamayan travmalarla ilişkilidir. Fiziksel, cinsel ya da duygusal istismar ve ağır ihmal en sık bildirilen yaşantılardır. Küçük bir çocuk dayanılmaz bir deneyimle baş edemeyince zihni onu parçalara ayırarak uzaklaştırır; bu koruyucu mekanizma zamanla kalıcı bir örüntüye dönüşebilir.

Dissosiyatif kimlik bozukluğu olan kişilerin büyük çoğunluğu çocuklukta ağır travma bildirmektedir. Travmanın yanı sıra çocuğun güvenli bir bakımveren ilişkisinden yoksun kalması da önemli bir etkendir. Travmaya uğrayan her çocukta bu bozukluk gelişmez; bireysel yatkınlık ve destek ortamı da rol oynar.

Çoklu kişilik bozukluğu kaç yaşında ortaya çıkar?

Dissosiyatif süreçler çocuklukta başlar, ancak tanı çoğu zaman ergenlik ya da yetişkinlikte konur. Belirtiler yaşam boyunca dalgalanabilir; yeni travmalar, kayıplar ya da çocukluk travmasını hatırlatan olaylar belirtileri artırabilir.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Kültürden Kültüre Farklı Görülür mü?

Evet. Bazı kültürlerde kimlik değişimleri, kişinin dışarıdan bir varlık ya da ruh tarafından ele geçirilmesi olarak yaşanır ve anlatılır. Amerikan Psikiyatri Birliği'nin tanı el kitabı bu "ele geçirilme" biçimini de dissosiyatif kimlik bozukluğunun görünümlerinden biri olarak tanır. Ancak toplumca kabul gören dini ya da kültürel uygulamaların parçası olan deneyimler bozukluk sayılmaz.

Belirleyici olan, deneyimin kişinin isteği dışında tekrarlaması, belirgin sıkıntı yaratması ve günlük yaşamı bozmasıdır. Kişinin inancına saygı göstermek, doğru değerlendirmenin ve tedaviye güvenin temelidir.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Ne Kadar Yaygındır?

Dissosiyatif kimlik bozukluğunun görülme sıklığı araştırmalara göre değişir. Amerikan Psikiyatri Birliği'nin tanı el kitabı, küçük bir toplum örnekleminde bir yıllık yaygınlığın yaklaşık yüzde 1,5 olduğunu bildirir. Psikiyatri kliniklerinde yatan hastalarda daha sık görülür. Tanı çoğu zaman gecikir, bu yüzden gerçek oranın bilinenden farklı olabileceği düşünülür.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Hakkında Yanlış Bilinenler Nelerdir?

Filmler ve diziler çoklu kişilik bozukluğunu çoğu zaman tehlikeli, şiddet eğilimli ve gösterişli biçimde canlandırır. Gerçekte bu bozukluğu olan kişiler başkalarına zarar vermekten çok, kendi acılarıyla ve kendine zarar verme riskiyle mücadele eder. Araştırmalar bu yaygın efsanelerin bilimsel verilerle desteklenmediğini göstermiştir.

Yanlış bilinenGerçek
Çoklu kişiliği olanlar tehlikelidirŞiddet eğilimi toplumdan fazla değildir; asıl risk kişinin kendine zarar vermesidir
Çoklu kişilik ile şizofreni aynı şeydirTamamen farklıdır; şizofrenide kimlik bölünmesi değil, gerçeği değerlendirmede bozulma vardır
Kimlik değişimleri hep gösterişli ve belirgindirÇoğu geçiş dışarıdan fark edilmeyecek kadar incedir
Bu bozukluk terapistlerin telkiniyle ortaya çıkarBelirtiler çoğu zaman tedaviye başlamadan önce yıllardır vardır
Tedavisi yokturUygun terapiyle belirtiler ve işlevsellik belirgin biçimde düzelir
Numara yapılan bir durumdurBelirtiler gerçek ve kişi için çok yıpratıcıdır

Çoklu kişilik bozukluğu ile şizofreni arasındaki fark nedir?

Şizofreni sözcüğü "bölünmüş zihin" anlamına geldiği için sık karıştırılır. Oysa şizofrenide temel sorun gerçekle bağın zayıflaması, sanrılar ve varsanılardır; kimliğin parçalara bölünmesi yoktur. Çoklu kişilik bozukluğunda ise kişi gerçeği değerlendirebilir ama kimlik ve bellekte kopukluklar yaşar. Ayrıntı için şizofreni nedir yazımıza bakabilirsiniz.

Çoklu kişilik bozukluğu ile bipolar bozukluk aynı mı?

Hayır. Bipolar bozuklukta haftalar süren taşkınlık ve depresyon dönemleri görülür, ama kişi aynı kimlikte kalır ve bu dönemleri genellikle hatırlar. Çoklu kişilik bozukluğunda ise kimlik durumları arasında geçiş ve bellek boşlukları vardır. Duygu dalgalanmaları açısından bipolar bozukluk yazımız ayrımı kolaylaştırır.

Çoklu Kişilik Bozukluğunda Kendine Zarar Verme Riski Neden Önemlidir?

Dissosiyatif kimlik bozukluğu olan kişilerde kendine zarar verme davranışları ve intihar girişimleri sık görülür. Bunun nedeni çoğu zaman altta yatan travmanın yarattığı yoğun acı, utanç ve çaresizliktir. Bu yüzden tedavinin ilk hedefi her zaman güvenliktir. Kişinin ve yakınlarının bu riski bilmesi, erken yardım istemeyi kolaylaştırır.

Kendine zarar verme düşünceleri ya da davranışları varsa bunu tedavi eden uzmana açıkça söylemek gerekir. Acil bir tehlike anında beklemeden 112 aranmalıdır.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Çoklu kişilik bozukluğu tanısını bir psikiyatrist ya da dissosiyatif bozukluklar konusunda deneyimli bir klinik psikolog, ayrıntılı görüşme ve yapılandırılmış değerlendirme araçlarıyla koyar. Tanı için kimlik kopukluğu, tekrarlayan bellek boşlukları, belirgin sıkıntı ve bu belirtilerin madde kullanımı, başka bir hastalık ya da kültürel bir uygulamayla açıklanamaması gerekir.

Değerlendirmede travma sonrası stres bozukluğu, borderline kişilik bozukluğu, epilepsi ve madde kullanımı gibi benzer belirtiler verebilecek durumlar da ele alınır. Bu durumlar dissosiyatif kimlik bozukluğuyla birlikte de bulunabilir. İnternetteki kısa testler tanı koymaz.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Çoklu kişilik bozukluğunun temel tedavisi, uzun soluklu ve travmaya odaklı psikoterapidir. Uluslararası kılavuzlar tedavinin aşamalı yürütülmesini önerir: önce güvenlik ve günlük yaşamda denge, sonra travmatik anıların dikkatle işlenmesi, en son da kimlik parçalarının bütünleşmesi ve yaşamın yeniden kurulması. Bu süreç genellikle yıllar sürer.

AşamaAmaç
1. Güvenlik ve dengelemeKendine zarar vermeyi azaltmak, duyguları düzenlemeyi öğrenmek, günlük yaşamı düzene sokmak
2. Travmanın işlenmesiTravmatik anıları, kişiyi yeniden yıkmadan, dozunda ele almak
3. Bütünleşme ve yeniden yapılanmaKimlik durumları arasında iletişimi ve iş birliğini artırmak, ilişkileri ve hedefleri güçlendirmek

Toplumdaki klinisyenlerle yürütülen izlem çalışmalarında, bu aşamalı tedaviyi alan kişilerde dissosiyasyon, travma belirtileri, depresyon ve kendine zarar verme davranışlarında zamanla azalma görülmüştür.

Çoklu kişilik bozukluğunda ilaç kullanılır mı?

Dissosiyatif kimlik bozukluğunun kendisini doğrudan tedavi eden bir ilaç yoktur. Ancak eşlik eden depresyon, kaygı, uyku sorunları ve travma sonrası stres belirtileri için hekim ilaç tedavisi önerebilir. İlaçlar terapinin yerine geçmez, onu destekler.

Çoklu Kişilik Bozukluğu Olan Bir Yakınınıza Nasıl Destek Olabilirsiniz?

Yakınınızın deneyimini yargılamadan dinlemek, belirtileri "numara" ya da "dikkat çekme" olarak görmemek ve tedaviye devam etmesini desteklemek en yararlı yaklaşımdır. Farklı kimlik durumlarıyla karşılaştığınızda sakin kalmak ve kişiye güven vermek önemlidir. Kendi sınırlarınızı korumak ve gerekirse sizin de destek almanız, uzun süreçte yıpranmayı önler.

  • Travmayı ayrıntılı anlatması için ısrar etmeyin; bu, terapide güvenli bir ortamda yapılır.
  • Zaman kaybı ya da bellek boşluklarıyla ilgili sorularına sabırla yanıt verin.
  • Kendine zarar verme belirtilerini ciddiye alın.
  • Filmlerdeki imajlarla değil, uzmanın verdiği bilgiyle hareket edin.

Dissosiyatif bozukluk türleri nelerdir?

Çoklu kişilik bozukluğu, tıbbi adıyla dissosiyatif kimlik bozukluğu, dissosiyatif bozukluklar grubunun en bilinen ama en nadir üyesidir. Dissosiyasyon; bellek, kimlik, algı ve benlik duygusu gibi normalde bütünleşik çalışan işlevlerin birbirinden kopması demektir. Bu gruptaki başlıca tanılar şunlardır:

TürTemel özellikNot
Dissosiyatif kimlik bozukluğuİki ya da daha fazla belirgin kimlik durumu ve bunlara eşlik eden bellek boşluklarıGenellikle çocuklukta yaşanan ağır ve tekrarlayan travmayla ilişkilidir
Dissosiyatif amneziÖnemli kişisel bilgilerin, çoğu zaman travmatik bir olayla ilgili olarak hatırlanamamasıUnutkanlık sıradan unutmayla açıklanamayacak kadar belirgindir
Depersonalizasyon / derealizasyon bozukluğuKendine ya da çevreye yabancılaşma, rüyadaymış gibi hissetmeKişi bu hislerin gerçek olmadığının farkındadır
Diğer tanımlanmış dissosiyatif bozukluklarYukarıdakilere tam uymayan ama belirgin dissosiyatif belirtilerKısmi kimlik belirtileri bu grupta değerlendirilebilir

Kendine ve dünyaya yabancılaşma hissini derealizasyon ve depersonalizasyon yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.

Dissosiyatif füg nedir?

Dissosiyatif füg, kişinin aniden evinden ya da işinden uzaklaşarak amaçlı görünen bir yolculuğa çıkması ve bu sırada kendi kimliğini ya da geçmişinin önemli bir kısmını hatırlayamamasıdır. Kimi zaman kişi yeni bir yerde, yeni bir kimlikle yaşamaya başlayabilir. Füg genellikle ağır stres ya da travmanın ardından ortaya çıkar. Güncel tanı sistemlerinde ayrı bir hastalık olarak değil, dissosiyatif amnezinin bir alt türü olarak tanımlanır. Füg dönemi sona erdiğinde kişi o süre içinde yaşadıklarını çoğu zaman hatırlamaz.

Çoklu kişilik bozukluğunun diğer adları nelerdir?

Halk arasında "çift kişilik", "bölünmüş kişilik" ya da "çoklu kişilik" diye bilinen bu durumun eski tıbbi adı "çoğul kişilik bozukluğu"ydu. Amerikan Psikiyatri Birliği 1994'te yayımladığı tanı el kitabının dördüncü baskısında adını "dissosiyatif kimlik bozukluğu" olarak değiştirdi. Bu değişiklik, sorunun kişide birden fazla tam kişilik bulunması değil, kimliğin bütünleşememesi olduğunu vurgulamak içindi. Dünya Sağlık Örgütü'nün sınıflandırması ICD-11'de de aynı ad kullanılır.

Çoklu kişilik bozukluğunu anlatan filmler ve diziler

Çoklu kişilik bozukluğu, sinemanın en sevdiği psikiyatrik konulardan biridir; ama filmlerin çoğu durumu dramatik ve korkutucu biçimde abartır. Bilinen yapımlar ve gerçekle ne kadar örtüştükleri şöyle özetlenebilir:

  • The Three Faces of Eve (1957): Gerçek bir vakadan uyarlanmıştır ve konuyu geniş kitlelere tanıtan ilk filmlerdendir. Kimlik geçişlerini sade bir dille gösterir, ancak iyileşmeyi gerçekte olduğundan çok daha hızlı ve kolay anlatır.
  • Sybil (1976): Çok izlenen bir televizyon filmidir. Dayandığı vakanın nasıl ele alındığı sonradan bilim dünyasında tartışma konusu olmuştur.
  • Identity (2003): Bir gerilim filmidir; durumu bir bilmeceye dönüştürür, klinik gerçeklikten uzaktır.
  • Split (2016): En çok konuşulan örneklerden biridir. Kimlikleri tehlikeli ve doğaüstü güçlere sahipmiş gibi gösterdiği için uzmanlar ve hasta dernekleri tarafından eleştirilmiştir.
  • United States of Tara (2009–2011): Bir annenin kimlik geçişlerini aile hayatı içinde anlatan bu dizi, daha insani ve gündelik bir tablo çizdiği için görece gerçekçi bulunur.

Gerçekte dissosiyatif kimlik bozukluğu olan kişilerin büyük çoğunluğu başkalarına zarar vermez; aksine kendilerine zarar verme ve yeniden travmaya maruz kalma riskleri daha yüksektir. Kimlik geçişleri çoğu zaman dışarıdan fark edilmeyecek kadar sessizdir. Bu bozukluğun kökenindeki travmayı çocukluk travması ve kompleks TSSB yazılarımızda ele aldık.

Sık Sorulan Sorular

Çoklu kişilik bozukluğu tamamen geçer mi?

Uzun soluklu ve uygun terapiyle birçok kişide belirtiler belirgin biçimde azalır, bellek boşlukları seyrekleşir ve yaşam kalitesi artar. İyileşmenin hızı ve düzeyi kişiden kişiye değişir.

Çoklu kişilik bozukluğu testi var mı?

Uzmanların kullandığı yapılandırılmış değerlendirme araçları vardır. İnternetteki kısa testler ise tanı koymaz; kaygı yaratabilir ya da yanlış güven verebilir.

Çoklu kişilikte kişi diğer kimliklerini bilir mi?

Bu kişiden kişiye değişir. Bazıları diğer kimlik durumlarının farkındadır, bazıları ise yalnızca zaman kaybı ve bellek boşlukları yaşar.

Çoklu kişilik bozukluğu kalıtsal mı?

Bu bozukluğun doğrudan kalıtsal olduğu gösterilmemiştir. Asıl belirleyici olan erken çocukluktaki ağır travmalardır; yatkınlık ve destek ortamı da rol oynar.

Çoklu kişilik bozukluğu hangi doktora gidilir?

Bir psikiyatriste başvurulmalıdır. Tedavi, travma ve dissosiyasyon konusunda deneyimli bir psikiyatrist ya da klinik psikologla yürütülür.

Çocuklarda çoklu kişilik bozukluğu görülür mü?

Dissosiyatif belirtiler çocuklukta başlayabilir. Travma yaşamış çocuklarda dalgınlık, bellek boşlukları ve ani davranış değişiklikleri görülüyorsa bir çocuk ve ergen psikiyatristine başvurulmalıdır.

Çoklu kişilik bozukluğu olan biri çalışabilir mi?

Evet. Birçok kişi tedavi sürecinde de çalışmaya, okumaya ve ilişkilerini sürdürmeye devam eder. Belirtilerin ağır olduğu dönemlerde düzenlemeler gerekebilir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve bir tanı ya da tedavi önerisi değildir. Bellek boşlukları, kimlik karmaşası ya da kendine zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız bir psikiyatristle yüz yüze görüşün; kendinizi güvende hissetmediğiniz anda 112'yi arayın.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Henüz yorum yok; ilk yorumu siz yazabilirsiniz. Düşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.

E-posta ya da telefon istemiyoruz. Yorumunuz editör ekibimiz okuduktan sonra yayımlanır.

Kendinizi güvende hissetmiyorsanız yorum yazmak yerine hemen 112'yi arayın.

Yazan: Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi Yayımlanma: 18 Eylül 2026, 06:51 Güncelleme: 21 Ekim 2026, 19:26 Nasıl hazırlıyoruz?

Kaynaklar ve ileri okuma

Bu yazı hazırlanırken aşağıdaki kaynaklar temel alınmıştır. Sağlığınızla ilgili kararlar için hekiminize danışın.

  1. Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, Beşinci Baskı, Gözden Geçirilmiş Metin (DSM-5-TR): Dissosiyatif bozukluklar — Amerikan Psikiyatri Birliği (2022)
  2. Hastalıkların Uluslararası Sınıflandırması, On Birinci Gözden Geçirme (ICD-11): Dissosiyatif kimlik bozukluğu — Dünya Sağlık Örgütü (2024)
  3. Guidelines for treating dissociative identity disorder in adults, third revision — International Society for the Study of Trauma and Dissociation, Journal of Trauma & Dissociation (2011)
  4. Brand ve ark. Separating fact from fiction: an empirical examination of six myths about dissociative identity disorder — Harvard Review of Psychiatry (2016)
  5. Dorahy ve ark. Dissociative identity disorder: an empirical overview — Australian & New Zealand Journal of Psychiatry (2014)
  6. Brand ve ark. A longitudinal naturalistic study of patients with dissociative disorders treated by community clinicians (TOP DD) — Psychological Trauma: Theory, Research, Practice, and Policy (2013)
  7. Separating fact from fiction: an empirical examination of six myths about dissociative identity disorder (Brand BL ve ark.) — Harvard Review of Psychiatry (2016)

Bu yazı nasıl hazırlandı?

Bu yazı Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi tarafından; resmi ürün bilgileri, tanı sınıflandırmaları ve güncel tedavi kılavuzları esas alınarak hazırlanmıştır. Bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için sizi muayene eden hekime başvurun.

Yayımlanma: 18.09.2026 Son güncelleme: 21.10.2026 Yayın ilkelerimiz Sorumluluk reddi

Tıbbi sorumluluk reddi. Bu yazı yalnız bilgilendirme amaçlıdır; profesyonel tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili sorularınız için bir sağlık profesyoneline başvurun.

Acil durumda: Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin.