Depresyonun Fiziksel Belirtileri Nelerdir? Sabah Yorgunluğu

· Güncellendi: 7 Ekim 2026

Yazan: Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi Yayımlanma: Güncelleme: Nasıl hazırlıyoruz?
🎧 Makaleyi sesli dinleyin -- dk okuma süresi

Kısaca

Depresyon yalnızca ruh hâlini değil bedeni de etkiler. En sık fiziksel belirtiler; sabahları dinlenmeden ve ağır uyanmak, gün boyu süren yorgunluk ve enerji düşüklüğü, uykusuzluk ya da çok uyuma, iştah ve kilo değişiklikleri, baş, sırt ve kas ağrıları, mide ve bağırsak yakınmaları, hareketlerde ve konuşmada yavaşlama ve cinsel istekte azalmadır. Depresyonu olan kişilerin önemli bir kısmı hekime yalnızca bu bedensel yakınmalarla başvurur. Tiroit hastalıkları, kansızlık ve vitamin eksiklikleri benzer belirtiler yapabildiği için değerlendirme gerekir. Fiziksel belirtiler depresyon tedavisiyle birlikte çoğu zaman belirgin biçimde azalır.

Depresyon yalnızca ruh hâlini değil bedeni de etkiler. En sık fiziksel belirtiler sabahları dinlenmeden ve ağır uyanmak, gün boyu süren yorgunluk, uyku ve iştah değişiklikleri, baş, sırt ve kas ağrıları, mide ve bağırsak yakınmaları ve hareketlerde yavaşlamadır. Bu belirtiler gerçektir ve depresyon tedavisiyle birlikte çoğu zaman belirgin biçimde azalır.

Depresyonun Fiziksel Belirtileri Nelerdir? Sabah Yorgunluğu

Bu yazıda depresyonun fiziksel belirtilerini tek tek, sabah yorgunluğunun neden olduğunu, depresyonun ağrı, mide sorunları, baş ağrısı ve iştah üzerindeki etkisini, bu belirtilerin başka hastalıklardan nasıl ayrıldığını ve fiziksel belirtilerin tedaviyle nasıl düzeldiğini anlatıyoruz. Depresyonun ruhsal belirtilerini ve türlerini depresyon nedir rehberimizde bulabilirsiniz.

Depresyonun Fiziksel Belirtileri Nelerdir?

Depresyonun fiziksel belirtileri arasında süregen yorgunluk ve enerji düşüklüğü, sabahları ağır ve dinlenmeden uyanmak, uykusuzluk ya da çok uyuma, iştah kaybı ya da artışı ve buna bağlı kilo değişiklikleri, baş, boyun, sırt ve kas ağrıları, mide ve bağırsak yakınmaları, hareketlerde ve konuşmada yavaşlama ve cinsel istekte azalma yer alır. Bu belirtiler tanı ölçütlerinin de bir parçasıdır.[4]

Fiziksel belirtiGünlük hayatta nasıl yaşanır?
Yorgunluk ve enerji düşüklüğüKüçük işlerin bile büyük çaba gerektirmesi, dinlenince geçmeyen bitkinlik
Sabah ağırlığıUyanınca yataktan çıkamama, belirtilerin sabah daha ağır olması
Uyku değişiklikleriGece sık uyanma, sabah çok erken uyanma ya da günde on saatten fazla uyuma
İştah ve kilo değişikliğiYemeğe isteksizlik ve kilo kaybı ya da tatlıya yönelme ve kilo artışı
AğrılarBaş, boyun, sırt, eklem ve kas ağrıları, yaygın sızılar
Sindirim yakınmalarıMide yanması, bulantı, kabızlık ya da ishal, karında şişkinlik
YavaşlamaKonuşmanın, düşüncelerin ve hareketlerin belirgin biçimde ağırlaşması
Cinsel isteksizlikCinsel istekte ve yakınlık arzusunda azalma

Bu belirtiler depresyonda o kadar sıktır ki, birçok kişi hekime yalnızca bedensel yakınmalarla başvurur. On dört ülkede yapılan geniş bir çalışmada, birinci basamakta depresyon tanısı alan hastaların yaklaşık üçte ikisinin hekime yalnızca bedensel yakınmalarla başvurduğu bulunmuştur.[1] Bu nedenle tetkiklerde açıklanamayan bedensel yakınmalarda depresyonun da akla gelmesi önemlidir.

Depresyonda Sabahları Neden Yorgun Uyanılır?

Depresyonda sabahları yorgun ve ağır uyanmanın başlıca nedenleri uyku kalitesinin bozulması, vücut saatinin düzeninin değişmesi ve depresyon belirtilerinin günün erken saatlerinde daha yoğun yaşanmasıdır. Birçok kişi sabah uyanır uyanmaz bir ağırlık, isteksizlik ve günün nasıl geçeceğine dair kaygı hisseder; bu duygu öğleden sonra ya da akşama doğru biraz hafifleyebilir.

Depresyonda uyku yalnızca kısalmaz, yapısı da değişir: derin uyku azalabilir, gece uyanmaları artar ve rüya uykusu daha erken başlar. Bu değişiklikler, yeterince uzun süre yatakta kalınsa bile uykunun dinlendirici olmamasına yol açar.[3] Sabah çok erken uyanıp bir daha uyuyamamak, depresyonun tipik uyku belirtilerinden biridir.

Sabah yorgunluğu bazen tembellik ya da “sabah insanı olmamak” ile karıştırılır. Ancak depresyondaki sabah ağırlığı, dinlenince geçmez, hafta sonları da sürer ve keyifsizlik, isteksizlik gibi diğer belirtilerle birlikte görülür. Bu fark, sorunu doğru adlandırmak için önemlidir.

Depresyon Ağrı Yapar mı?

Evet, depresyon ağrı yapabilir ve var olan ağrıları artırabilir. Depresyonu olan kişilerde baş, boyun, sırt, eklem ve kas ağrıları sık görülür; çalışmaları derleyen bir incelemede depresyonu olan kişilerin ortalama yaklaşık üçte ikisinin ağrı yakınması olduğu bildirilmiştir.[2] Ağrı ve depresyon birbirini besleyen bir döngü oluşturabilir.

Depresyon ile ağrı arasındaki bağlantının bir nedeni, ruh hâlini ve ağrı algısını düzenleyen beyin sistemlerinin birbiriyle yakından ilişkili olmasıdır. Depresyonda bu sistemlerin işleyişi değiştiği için ağrı daha yoğun ve daha uzun süreli hissedilebilir. Uzun süren ağrı da uykuyu bozarak, hareketi kısıtlayarak ve umutsuzluk yaratarak depresyonu derinleştirir.

Bu nedenle süregen ağrısı olan kişilerde ruh hâli, depresyonu olan kişilerde de ağrı mutlaka sorgulanmalıdır. Bazı antidepresanlar hem depresyonu hem de bazı ağrı türlerini birlikte hafifletebilir; örneğin duloksetin bu amaçla kullanılan ilaçlardandır. Ayrıntılar için Duxet (duloksetin) sayfamıza bakabilirsiniz.

Depresyon Mide ve Bağırsak Sorunlarına Yol Açar mı?

Depresyon mide yanması, bulantı, iştahsızlık, kabızlık, ishal ve karında şişkinlik gibi sindirim yakınmalarına yol açabilir. Beyin ile sindirim sistemi arasında sinirler ve hormonlar aracılığıyla sürekli bir iletişim vardır; bu nedenle stres, kaygı ve depresyon mide ve bağırsakların işleyişini doğrudan etkileyebilir. Bu yakınmalar gerçektir ve hayali değildir.

Sindirim yakınmaları ilk kez ortaya çıktıysa, kilo kaybı, kanama ya da gece uyandıran ağrı gibi uyarı işaretleri varsa önce bedensel nedenlerin araştırılması gerekir. Tetkikler normal çıktığı hâlde yakınmalar sürüyor ve keyifsizlik, uyku bozukluğu gibi belirtiler eşlik ediyorsa depresyonun da değerlendirilmesi yararlıdır. Bedenle ifade edilen ruhsal sıkıntıları psikosomatik hastalıklar yazımızda anlattık.

Depresyon Baş Ağrısı ve Baş Dönmesi Yapar mı?

Depresyon, özellikle gerilim tipi baş ağrılarıyla sık birlikte görülür ve migren ataklarının sıklaşmasına katkıda bulunabilir. Uyku bozukluğu, kas gerginliği ve düzensiz beslenme de baş ağrısını artırır. Bazı kişiler depresyonda sersemlik ve hafif baş dönmesi hissinden de yakınır; bu his çoğu zaman yorgunluk, uykusuzluk ve kaygıyla ilişkilidir.

Ancak ani başlayan, çok şiddetli, giderek artan ya da konuşma bozukluğu, görme kaybı, kol ve bacaklarda güçsüzlük gibi belirtilerle birlikte olan baş ağrısı ve baş dönmesi depresyona bağlanmamalıdır; bu durumda beklemeden 112 aranmalıdır. Belirgin bir değişiklik olmaksızın aylardır süren gerilim tipi baş ağrılarında ise ruh hâlinin de değerlendirilmesi yararlıdır.

Depresyonda İştah ve Kilo Neden Değişir?

Depresyonda iştah iki yönlü değişebilir: bazı kişiler yemekten keyif almaz, öğün atlar ve kilo kaybeder; bazıları ise özellikle tatlıya ve karbonhidrata yönelir ve kilo alır. Bu değişiklikler depresyonun beyindeki ödül ve iştah sistemlerini etkilemesiyle, enerji düşüklüğüyle ve yemeğin bir rahatlama aracı olarak kullanılmasıyla ilişkilidir.

Bir ay içinde vücut ağırlığının yüzde beşinden fazlasının istemeden değişmesi, depresyonun tanı ölçütlerinde yer alan belirgin bir işarettir. Açıklanamayan kilo kaybında ise mutlaka bedensel nedenlerin de araştırılması gerekir. Depresyonun düzelmesiyle iştah genellikle normale döner; bu dönemde öğün düzenini korumak ve küçük ama besleyici öğünler tüketmek yardımcı olur.

Depresyonda Hareketler Neden Yavaşlar?

Depresyonda bazı kişilerin konuşması, düşünceleri ve hareketleri belirgin biçimde yavaşlar; buna psikomotor yavaşlama denir. Kişi soruları geç yanıtlar, kısa cümlelerle konuşur, yürüyüşü ağırlaşır ve kollarını ve bacaklarını kurşun gibi ağır hisseder. Bu yavaşlama çoğu zaman yakınlar tarafından da fark edilir ve depresyonun şiddetli olabileceğini gösterir.

Bazı kişilerde ise tersine yerinde duramama, sürekli kıpırdanma ve huzursuzluk görülür; bu da depresyonun bedensel bir yüzüdür. Her iki durumda da kişi bu değişiklikleri kontrol edemez ve bunlar tembellik ya da isteksizlikle açıklanamaz. Belirgin yavaşlama ya da huzursuzluk varsa değerlendirmenin geciktirilmemesi önemlidir.

Depresyonda Cinsel İstek Neden Azalır?

Depresyonda cinsel istek ve yakınlık arzusu sık azalır; bu, depresyonun keyif alma yeteneğini, enerjiyi ve kişinin kendine bakışını etkilemesinin doğal bir sonucudur. Kişi partnerine karşı duygularının değiştiğini düşünüp suçluluk hissedebilir; oysa bu çoğu zaman ilişkiyle değil, depresyonla ilgilidir. Durumu açıkça konuşmak, partnerlerin birbirini yanlış anlamasını önler.

Bazı antidepresanlar da cinsel istek ve işlev üzerinde yan etki yapabilir. Bu yan etkiyi utanmadan hekiminize söylemeniz önemlidir; doz ayarlaması ya da ilaç değişikliği gibi çözümler çoğu zaman mümkündür. İlacı bu nedenle kendi başınıza bırakmak ise depresyonun geri dönmesine yol açabilir.

Fiziksel Belirtiler Depresyondan mı, Başka Bir Hastalıktan mı?

Depresyonun fiziksel belirtileri birçok bedensel hastalıkla benzerlik gösterebilir. Tiroit bezinin az çalışması, kansızlık, B12 ve D vitamini eksikliği, şeker hastalığı, uyku apnesi, süregen enfeksiyonlar ve bazı ilaçların yan etkileri de yorgunluk, ağrı, iştah ve uyku değişikliklerine yol açabilir. Bu nedenle fiziksel belirtilerin ilk değerlendirmesinde bu nedenlerin dışlanması gerekir.

Uzman, belirtilerin ne zaman başladığını, keyifsizlik ve umutsuzluk gibi ruhsal belirtilerin eşlik edip etmediğini ve tetkik sonuçlarını birlikte değerlendirir; gerekirse kan tahlilleri ister. Tahlil sonuçlarının normal çıkması belirtilerin hayali olduğu anlamına gelmez; yalnızca bedensel bir nedenin dışlandığını gösterir. Depresyon tanısının nasıl konduğunu depresyon tanısı nasıl konur yazımızda, vitamin eksikliklerinin ruh hâline etkisini B12 eksikliği depresyon yapar mı yazımızda anlattık.

Bazı durumlarda bedensel bir hastalık ile depresyon birlikte bulunur; örneğin süregen ağrı ya da kalp hastalığı olan birinde depresyon da gelişebilir. Bu durumda iki sorunun birlikte tedavi edilmesi hem yaşam kalitesini hem de bedensel hastalığın seyrini iyileştirir.[5]

Depresyondaki Yorgunluk Tembellikten Nasıl Ayrılır?

Depresyondaki yorgunluk, kişinin istemesine rağmen enerjisinin yetmemesidir; dinlenmekle geçmez, hafta sonları ve tatillerde de sürer ve keyifsizlik, suçluluk ve umutsuzlukla birlikte görülür. Tembellikte ise kişi isteksiz olduğu işi yapmasa da sevdiği şeylere enerjisi yeter ve bu durum genellikle kendisinde suçluluk ya da sıkıntı yaratmaz.

Depresyondaki kişi çoğu zaman “neden yapamıyorum” diye kendini sert biçimde eleştirir ve bu eleştiri yorgunluğu daha da artırır. Yakınların “biraz gayret et” gibi sözleri de suçluluk duygusunu derinleştirebilir. Yorgunluğun bir hastalık belirtisi olduğunu kabul etmek, hem kişinin kendine hem de çevresine daha anlayışlı yaklaşmasını sağlar.

Sabah Yorgunluğunu Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?

Sabah yorgunluğunu azaltmak için her gün, hafta sonları da dahil, aynı saatte kalkmak, uyanır uyanmaz perdeleri açıp gün ışığı almak, kısa bir hareket ya da esneme yapmak ve küçük bir kahvaltı ile güne başlamak yardımcı olur. Sabahları kendinize büyük hedefler koymak yerine ilk yarım saati basit bir rutinle planlamak, yataktan çıkmayı kolaylaştırır.

Akşam saatlerinde ekranları bırakmak, alkol ve geç saatte kafeinden uzak durmak ve yatmadan önce sakin bir rutin oluşturmak sabahki ağırlığı azaltır. Gün içinde kısa da olsa yürüyüş yapmak, ertesi sabahın enerjisini de olumlu etkiler. Depresyonda keyif almayı beklemeden küçük etkinliklere geri dönmeyi hedefleyen davranışsal aktivasyon yaklaşımının etkili olduğu gösterilmiştir.[6] Evde uygulanabilecek diğer adımları depresyondan nasıl çıkılır rehberimizde anlattık.

Depresyonun Fiziksel Belirtileri Tedaviyle Geçer mi?

Evet, depresyonun fiziksel belirtileri tedaviyle birlikte çoğu zaman belirgin biçimde azalır. Antidepresan tedavide genellikle önce uyku, iştah ve enerji düzelmeye başlar; ağrılar ve sindirim yakınmaları da ruh hâliyle birlikte hafifler. Psikoterapi, düzenli hareket ve uyku düzeninin korunması bu iyileşmeyi destekler.

Bazı fiziksel belirtiler, özellikle yorgunluk ve uyku sorunları, ruh hâli düzeldikten sonra da bir süre devam edebilir. Bu kalıntı belirtiler depresyonun geri dönme riskini artırabileceği için hekiminizle mutlaka konuşulmalıdır. Tedavi süresince belirtilerinizi kısa notlarla izlemek, hangi alanlarda ilerleme olduğunu görmenizi kolaylaştırır.

Ne Zaman Uzmana Başvurmalısınız?

Yorgunluk, ağrı, uyku ve iştah değişiklikleri gibi bedensel yakınmalar iki haftadan uzun sürüyor, tetkiklerde açıklanamıyor ve keyifsizlik, isteksizlik ya da umutsuzluk eşlik ediyorsa bir uzmana başvurmanın zamanı gelmiştir. Ani başlayan ağır bedensel belirtilerde ya da ölüm düşünceleri varsa beklemeden 112’yi arayın.

Bulunduğunuz ildeki uzmanları, örneğin İzmir yetişkin psikiyatrisi ya da Bursa yetişkin psikoloğu sayfalarımızdan inceleyerek randevu talebi gönderebilirsiniz. Bedensel yakınmalarınızın ruhsal bir yönü olup olmadığını düşünmek için depresyon testimizi de doldurabilirsiniz.

Depresyon Bağışıklığı ve Kalp Sağlığını Etkiler mi?

Uzun süren depresyon, bedenin stres sistemini sürekli çalışır durumda tutarak bağışıklık sistemini ve kalp-damar sağlığını olumsuz etkileyebilir. Depresyonu olan kişilerde sık hastalanma, yaraların daha geç iyileşmesi ve kalp hastalıklarının seyrinin kötüleşmesi bildirilmiştir. Bu ilişkide uyku bozukluğu, hareketsizlik, sigara ve beslenme değişiklikleri gibi davranışsal etkenler de rol oynar.

Bu bilgi korkutmak için değil, depresyonun tedavi edilmesinin bedensel sağlık için de önemli olduğunu vurgulamak içindir. Kalp hastalığı, şeker hastalığı ya da süregen akciğer hastalığı gibi bir rahatsızlığı olan kişilerde depresyonun tedavi edilmesi, ilaç uyumunu, hareket düzeyini ve yaşam kalitesini artırır. Bedensel bir hastalığınız varsa ruh hâlinizdeki değişiklikleri de hekiminizle paylaşmayı ihmal etmeyin.

Depresyonun bedensel sağlık üzerindeki etkilerinin önemli bir kısmı tedaviyle geri döndürülebilir. Uyku düzeninin toparlanması, hareketin artması ve ruh hâlinin düzelmesi, bağışıklık ve kalp sağlığı üzerindeki olumsuz yükü de hafifletir.

Depresyonda Dikkat ve Bellek Neden Bozulur?

Depresyonda dikkat toplamakta zorlanmak, okuduğunu anlamamak, kararsızlık ve unutkanlık sık görülür. Bu belirtiler ruhsal görünse de beynin işleyişindeki değişikliklerle ilişkilidir ve kişiler bunları çoğu zaman zihinde bir sis ya da yavaşlık olarak tarif eder. Yaşlılarda bu belirtiler bellek hastalıklarıyla karışabilir; bu nedenle dikkatli değerlendirme gerekir.

Depresyona bağlı dikkat ve bellek sorunları çoğu zaman tedaviyle birlikte düzelir, ancak ruh hâlinden biraz daha geç toparlanabilir. Bu dönemde işleri küçük parçalara bölmek, yapılacakları not almak ve önemli kararları ertelemek günlük hayatı kolaylaştırır. Bu zihinsel belirtileri beyin sisi yazımızda ayrıntılı anlattık.

Maskeli Depresyon Nedir?

Maskeli depresyon, ruhsal belirtilerin geri planda kaldığı ve kişinin daha çok bedensel yakınmalarla, örneğin ağrılar, yorgunluk, mide sorunları ya da uykusuzlukla hekime başvurduğu depresyon tablosunu anlatmak için kullanılan bir ifadedir. Resmî bir tanı değildir, ama klinikte sık karşılaşılan bir durumu tarif eder. Kişi kendini üzgün hissetmediğini söyleyebilir.

Bu kişiler çoğu zaman farklı bölümlerde birçok tetkik yaptırır ve sonuçların normal çıkması karşısında hayal kırıklığı yaşar. Yakınmaların ardındaki depresyon fark edilip tedavi edildiğinde, bedensel belirtiler de belirgin biçimde azalır. Bu tabloyu maskeli depresyon yazımızda ayrıntılı ele aldık.

Yaşlılarda Depresyonun Fiziksel Belirtileri Nasıl Görülür?

Yaşlılarda depresyon çoğu zaman üzüntüden çok yorgunluk, iştahsızlık, kilo kaybı, uykusuzluk, ağrılar ve unutkanlıkla kendini gösterir. Bu belirtiler yaşlanmaya, mevcut bedensel hastalıklara ya da kullanılan ilaçlara bağlanarak gözden kaçabilir. Oysa yaşlılıkta depresyon da tedavi edilebilir bir hastalıktır ve tedavisi yaşam kalitesini belirgin biçimde artırır.

Yaşlı bir yakınınızda son aylarda belirgin içe kapanma, yemekten kesilme, sık bedensel yakınmalar ve eskiden sevdiği şeylere ilgisizlik fark ediyorsanız, bunu yalnızca yaşa bağlamadan bir uzmanla konuşun. Değerlendirmede kullanılan ilaçların listesini yanınızda götürmek, olası ilaç etkileşimlerinin fark edilmesini kolaylaştırır.

Sıkça Sorulan Sorular

Depresyon halsizlik yapar mı?

Evet, halsizlik ve enerji düşüklüğü depresyonun en sık belirtilerindendir. Depresyondaki halsizlik dinlenmekle geçmez ve küçük işler bile büyük çaba gerektirir. Halsizliğin kansızlık ya da tiroit hastalığı gibi bedensel nedenlerden kaynaklanmadığının da değerlendirilmesi gerekir.

Depresyon titreme yapar mı?

Depresyonun kendisi genellikle titremeye yol açmaz; ancak depresyonla birlikte sık görülen kaygı, iç sıkıntısı ve uykusuzluk titreme hissi yaratabilir. Bazı ilaçlar da hafif el titremesine neden olabilir. Belirgin ya da yeni başlayan titremede hekime danışmak gerekir.

Depresyon nefes darlığı yapar mı?

Depresyonla birlikte görülen kaygı, derin nefes alamama ve iç çekme ihtiyacı gibi yakınmalara yol açabilir. Ancak nefes darlığının önce akciğer ve kalp yönünden değerlendirilmesi gerekir. Bu konuyu psikolojik nefes darlığı yazımızda anlattık.

Depresyon vücutta nereye vurur?

Depresyon en sık uyku, iştah, enerji, kas ve eklemler, baş ve sindirim sistemi üzerinden kendini gösterir. Bazı kişilerde ağrılar ve yorgunluk, ruh hâlindeki değişiklikten daha belirgin olabilir; bu tabloya halk arasında maskeli depresyon da denir.

Fiziksel belirtiler için önce hangi doktora gitmeliyim?

Yeni başlayan bedensel yakınmalarda önce bedensel nedenlerin değerlendirilmesi gerekir. Tetkikler normal çıktığı hâlde yakınmalar sürüyor ve ruh hâlinizde değişiklik varsa bir psikiyatristle görüşmek, depresyonun bu yakınmalardaki payını netleştirir.

Depresyonun fiziksel belirtilerini anlatan bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; kişisel değerlendirmenin yerini tutmaz. Yeni başlayan ya da ağır bedensel belirtilerde mutlaka hekime başvurun. Ölüm ya da kendinize zarar verme düşünceleri yaşıyorsanız zaman kaybetmeden 112’yi arayın.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?

1 yorum

Düşüncenizi ya da deneyiminizi birkaç cümleyle paylaşabilirsiniz. Takma ad kullanabilirsiniz; telefon ya da adres yazmayın, yorumunuz herkese açık yayımlanır.

E-posta ya da telefon istemiyoruz. Yorumunuz editör ekibimiz okuduktan sonra yayımlanır.

Kendinizi güvende hissetmiyorsanız yorum yazmak yerine hemen 112'yi arayın.

Okurların yorumları

  1. Yavuz Kara

    Dogum sonrasi depresyon yaşadığımı kabul etmek zordu ama bu yazı bana yalnız olmadigimi hissettirdi.

Yazan: Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi Yayımlanma: 11 Aralık 2025, 02:42 Güncelleme: 7 Ekim 2026, 08:28 Nasıl hazırlıyoruz?

Kaynaklar ve ileri okuma

Bu yazı hazırlanırken aşağıdaki kaynaklar temel alınmıştır. Sağlığınızla ilgili kararlar için hekiminize danışın.

  1. An international study of the relation between somatic symptoms and depression (Simon GE ve ark.), New England Journal of Medicine — Massachusetts Medical Society (1999)
  2. Depression and pain comorbidity: a literature review (Bair MJ ve ark.), Archives of Internal Medicine — American Medical Association (2003)
  3. Sleep disorders as core symptoms of depression (Nutt D, Wilson S, Paterson L), Dialogues in Clinical Neuroscience — Les Laboratoires Servier (2008)
  4. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, Fifth Edition, Text Revision (DSM-5-TR) — American Psychiatric Association (2022)
  5. Depression in adults: treatment and management (NG222) — National Institute for Health and Care Excellence (NICE) (2022)
  6. Behavioural activation for depression; an update of meta-analysis of effectiveness and sub group analysis (Ekers D ve ark.), PLoS ONE — Public Library of Science (2014)

Bu yazı nasıl hazırlandı?

Bu yazı Psikiyatri Rehberi Editör Ekibi tarafından; resmi ürün bilgileri, tanı sınıflandırmaları ve güncel tedavi kılavuzları esas alınarak hazırlanmıştır. Bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için sizi muayene eden hekime başvurun.

Yayımlanma: 11.12.2025 Son güncelleme: 07.10.2026 Yayın ilkelerimiz Sorumluluk reddi

Tıbbi sorumluluk reddi. Bu yazı yalnız bilgilendirme amaçlıdır; profesyonel tıbbi tavsiye, tanı ya da tedavinin yerine geçmez. Sağlığınızla ilgili sorularınız için bir sağlık profesyoneline başvurun.

Acil durumda: Kendinize ya da başkasına zarar verme düşünceniz varsa hemen 112'yi arayın ya da en yakın acil servise gidin.