İçeriğe geç
Randevu Talebi

Hasta Rehberi · 5 dk okuma

Panik atak mı, kalp krizi mi?

Panik atak ve kalp krizi göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes darlığı gibi benzer belirtilerle seyredebilir. Bazı ipuçları ayrım yapmaya yardımcı olur; ancak şüphe varsa önce kalp değerlendirilmelidir.

Panik atak mı, kalp krizi mi? Ayırt etmenin yolları

Bir bakışta

İlk kez yaşanan göğüs ağrısında, özellikle risk etkenleri varsa, önce acil değerlendirme gerekir. Panik atak genellikle dakikalar içinde zirve yapıp yarım saat içinde azalır; kalp krizi ağrısı çoğu zaman eforla ilişkilidir ve dinlenmekle geçmez. Tetkikler normal çıktıktan sonra tekrarlayan ataklar panik bozukluk açısından değerlendirilmelidir.

Acil servislere göğüs ağrısı, çarpıntı ve nefes darlığı ile başvuran kişilerin önemli bir kısmında kalp hastalığı bulunmaz; yaşanan tablo çoğu zaman bir panik ataktır. Ancak bunun tersi de doğrudur: kalp krizi bazen yalnızca hafif bir sıkışma, mide yanması ya da açıklanamayan bir halsizlikle kendini gösterebilir. Bu nedenle bu iki durumu birbirinden ayırt etmeye çalışırken iki hedef birlikte gözetilmelidir: bir kalp krizini gözden kaçırmamak ve tekrarlayan panik ataklar nedeniyle gereksiz yere korku ve tetkik döngüsüne girmemek.

Bu yazı acil bir durumda kendi kendinize tanı koymanız için değil, iki tabloyu daha iyi tanımanız ve hangi durumda ne yapmanız gerektiğini bilmeniz için hazırlandı.

Önce temel kural

Benzer belirtiler, farklı tablolar

ÖzellikPanik atakKalp krizi
BaşlangıçAni; çoğu zaman dinlenirken ya da sıradan bir andaSıklıkla eforla, bazen dinlenirken
Zirve ve süreDakikalar içinde zirve, çoğunlukla 10–30 dakikada azalırAğrı genellikle 20 dakikadan uzun sürer, dinlenmekle geçmez
Ağrının niteliğiBatma, iğnelenme, göğüste sıkışma hissiBaskı, ağırlık, sıkıştırma; kola, çeneye, sırta yayılabilir
Eşlik eden belirtilerTitreme, uyuşma, gerçek dışılık hissi, ölüm ya da delirme korkusuSoğuk terleme, bulantı, nefes darlığı, belirgin halsizlik
NefesHızlı ve yüzeysel soluma, "yeterince nefes alamama" hissiEforla artan nefes darlığı
TekrarBenzer ataklar daha önce de olmuş olabilirGenellikle yeni ve alışılmadık

Bu tablo genel eğilimleri gösterir; kesin bir ayrım aracı değildir ve tek başına karar vermek için kullanılmamalıdır. Kadınlarda, şeker hastalarında ve ileri yaştakilerde kalp krizi daha az belirgin ve alışılmadık belirtilerle seyredebilir.

Kalp açısından risk etkenleri

Aşağıdaki durumlardan biri ya da birkaçı varsa göğüs ağrısında kalp nedeni daha olası hâle gelir:

  • Kırk yaş üzeri erkek ya da menopoz sonrası kadın olmak
  • Sigara kullanımı
  • Yüksek tansiyon
  • Şeker hastalığı
  • Yüksek kolesterol
  • Ailede erken yaşta kalp hastalığı
  • Fazla kilo ve hareketsizlik
  • Daha önce kalp hastalığı tanısı almış olmak

Genç, risk etkeni olmayan ve benzer atakları daha önce de yaşamış bir kişide panik atak olasılığı daha yüksektir; ancak yine de ilk değerlendirmenin bir hekim tarafından yapılması gerekir.

Panik atakta bedende neler olur?

Panik atak, bedenin "savaş ya da kaç" tepkisinin ortada gerçek bir tehlike yokken devreye girmesidir. Beyin bir tehlike sinyali algıladığında stres hormonları salınır; kalp hızlanır, nefes sıklaşır, kaslar gerilir. Hızlı ve yüzeysel soluma kandaki karbondioksit düzeyini düşürür ve el, ayak, dudaklarda uyuşma, baş dönmesi ve göğüste sıkışma hissine yol açar. Kişi bu belirtileri bir kalp krizi ya da boğulma olarak yorumladığında korku artar, korku da belirtileri şiddetlendirir. Bu döngü birkaç dakika içinde zirveye ulaşır ve ardından kendiliğinden azalır.

Acil serviste neler yapılır?

Göğüs ağrısıyla başvurduğunuzda genellikle şu değerlendirmeler yapılır:

  1. Belirtilerin ve risk etkenlerinin sorgulanması
  2. Fizik muayene, tansiyon ve nabız ölçümü
  3. EKG
  4. Kalp hasarını gösteren kan testleri; gerekirse belirli aralıklarla tekrar
  5. Gerekirse akciğer grafisi ya da başka tetkikler

Bu tetkikler normal çıktığında acil bir kalp sorunu büyük ölçüde dışlanmış olur. Bazı durumlarda kardiyoloji polikliniğinde efor testi gibi ek değerlendirmeler önerilebilir.

Tetkikler normal çıktıktan sonra

Pek çok kişi, tetkikler normal çıktığı hâlde rahatlamaz: "Ya bir şey gözden kaçtıysa?" düşüncesi, bir sonraki atakta yeniden acil servise başvurmaya, farklı kardiyologlara gitmeye ve sürekli nabız ölçmeye yol açar. Bu güvence arama döngüsü, kısa vadede rahatlatsa da kaygıyı besler. Tekrarlayan ataklar ve yeni atak korkusu varsa, panik bozukluk açısından psikiyatri değerlendirmesi yapılmalıdır.

DurumÖnerilen adım
İlk kez göğüs ağrısı, risk etkeni varAcil servis
Tetkikleri normal, tek atak, sonrasında korku yokİzlem
Tetkikleri normal, tekrarlayan ataklar ve sürekli atak korkusuPsikiyatri değerlendirmesi
Ataklarla birlikte toplu taşıma, spor ya da yalnız kalmaktan kaçınmaDeğerlendirmeyi ertelemeyin
Daha önce panik atak tanısı var ama bu kez belirtiler farklıYeniden acil değerlendirme

Kalp hastalığı olanlarda panik atak

Bazı kişilerde iki durum bir arada bulunur. Geçirilmiş bir kalp krizi ya da stent işlemi sonrasında, bedendeki her duyumun yeni bir kriz işareti olarak yorumlanması ve buna bağlı panik ataklar oldukça sık görülür. Bu kişilerde ayrım daha da güçtür ve kardiyolog ile psikiyatristin birlikte çalışması önemlidir. Kardiyoloğunuzla hangi belirtilerde acile gitmeniz, hangilerinde önce bekleyip nefes egzersizi yapmanız gerektiğini konuşarak yazılı bir plan oluşturmak, hem güvenliği hem de kaygının yönetimini kolaylaştırır. Kalp rehabilitasyonu programları da hem bedensel kondisyonu hem de kendine güveni artırır.

Kaygıyı artıran alışkanlıklar

Bazı alışkanlıklar, farkında olmadan atakların sıklığını artırabilir: gün içinde çok sayıda kahve ya da enerji içeceği tüketmek, uykusuz kalmak, aç kalmak, alkolü bırakmanın ertesi günleri ve sürekli nabız ya da tansiyon ölçmek. Akıllı saatlerdeki nabız bildirimleri de bazı kişilerde bedendeki her değişikliğe odaklanmayı artırır. Bu alışkanlıkları gözden geçirmek, tedavinin destekleyici bir parçasıdır.

Panik bozukluğun tedavisi

Panik bozukluk tedaviye iyi yanıt veren bir durumdur. Bilişsel davranışçı terapide panik döngüsü anlatılır, bedensel duyumların felaket olarak yorumlanması sınanır ve kaçınılan durumlara kademeli olarak dönülür. Bazı antidepresanlar atakların sıklığını ve şiddetini azaltır. Tedavi sürecinde kalp sağlığınızla ilgili kaygılarınızı da açıkça konuşmak önemlidir; çünkü bu kaygılar tedavinin önemli bir hedefidir.

Atak sırasında yapılabilecekler

Tanısı konmuş panik bozukluğunuz varsa ve atak daha önce yaşadıklarınıza benziyorsa şunlar yardımcı olur:

  • Nefesi yavaşlatmak: dörde kadar sayarak almak, altıya kadar sayarak vermek
  • Atağın tehlikeli olmadığını ve dakikalar içinde geçeceğini hatırlamak
  • Bulunduğunuz yerden kaçmak yerine mümkünse kalmak
  • Dikkati çevreye yöneltmek: gördüğünüz nesneleri, duyduğunuz sesleri saymak

Somut bir örnek

Otuz dört yaşında, sigara içmeyen ve tansiyonu normal olan bir kişi, son üç ayda dört kez göğüs sıkışması, çarpıntı ve ölüm korkusuyla acil servise başvurmuş; her seferinde EKG ve kan testleri normal çıkmış. Artık evden uzaklaşmaktan korkuyor ve gün içinde defalarca nabzını ölçüyor. Kardiyoloji değerlendirmesinde ek bir sorun bulunmayınca psikiyatriye yönlendiriliyor. Panik bozukluk tanısıyla bilişsel davranışçı terapi ve antidepresan tedavisi başlanıyor. Terapide nabız ölçme ve acile başvurma alışkanlıkları adım adım azaltılıyor. Birkaç ay içinde ataklar seyrekleşiyor ve kişi bedensel duyumları felaket işareti olarak yorumlamamayı öğreniyor.

Son söz

Göğüs ağrısında ilk adım her zaman kalbi değerlendirmektir; bu konuda çekingen davranmamak gerekir. Ancak tetkikler defalarca normal çıktığı hâlde ataklar sürüyorsa, sorunun kaynağı büyük olasılıkla bedenin alarm sistemidir ve bu sistem tedavi edilebilir. Panik ataklarla yaşamak zorunda değilsiniz. Doğru tanı ve uygun tedaviyle, bir zamanlar korkuyla izlediğiniz kalp atışlarınız yeniden sıradan bir beden sesine dönüşebilir ve kaçındığınız yerlere güvenle dönebilirsiniz.